Archive for Şubat, 2014

The Beatles Partisi

Küçük Ağaç’taki partileri artık biliyorsunuz. Renklidir, eğlencelidir, kıpır kıpır hareketlidir. Hiçbir zaman “Hadi parti verelim, çıkıp dans edelim!” deyip de başlamayız eğlencemize. Ya çılgın çoraplarımız vardır ya da pijamalarımız. Ya gökkuşağının renklerine bürünürüz ya da çeşit çeşit aksesuarlar takarız. Bazen de bir sanatçı belirler onun gibi giyiniriz. Onun müzikleri eşliğinde, onun gibi dans ederiz. Son partimizi de işte aynen bu şekilde verdik. The Beatles’ın müzikleri eşliğinde eğlenmek için bir araya geldik. Fakat bu defa organizasyonumuz biraz farklıydı. Bu partide bir ilk yaşandı. The Beatles müziklerini cd’den dinlemedik. Canlı müzik eşliğinde dans ettik.

DSCF0612

 

Hikayenin başına dönecek olursak, her şey bizim Şubat ayının grubu olarak The Beatles’ı seçmemiz ve Zebralar sınıfından Ali Arslanoğlu’nun babası Murat Bey’in aile katılımı kapsamında çocuklara bateri çalmayı planlaması ile başladı. İki fikir anında birleştirildi ve ortaya canlı performans eşliğinde gerçekleştirilecek bir Beatles partisi organizasyonu çıkıverdi.

DSCF0717

Velilerimizden Knight Errant grubunu dinleyenler, halen takip edenler vardır. Murat Arslanoğlu Knight Errant’ın davulcusu. Kendisiyle bir süredir baterisi ile bir aile katılımı gerçekleştirmesi yönünde konuşuyorduk. Bu proje bir partiyle birleşince canlı performans için biraz destek almanın uygun olacağı konusunda fikir birliğine vardık. Murat Bey Knight Errant’tan Barbaros Bensoy’un gitarıyla kendisine eşlik edeceğini söyledi. Biz de aile katılmının kapsamını biraz genişletip Zürafalar sınıfından Lila Baltalı’nın babası İsmail Bey’i canlı performansa destek vermesi için davet ettik.

DSCF0597

DSCF0594

DSCF0647

Parti için üst kata çıkıp karşılarında bir müzik grubu görmek çocuklar için oldukça heyecan vericiydi. Önce merakla izlediler, ardından birlikte dans ettiler. Her şarkının bittiğinde yenisini istediler.Ve müzik bitip de müzisyenlerimiz çocukların enstrümanları çalmalarına izin verdikleri anda bambaşka bir heyecan sardı herkesi.

DSCF0655

DSCF0673

DSCF0676

 

Çocuklar, boylarından büyük aletleri kolları yettiğince kavrayıp onlardan ses çıkarmak için sıra olup sabırla beklediler. Hele ki bateri için sıra birkaç defa döndü. Kısa bir süre için dünyanın merkezi davullar ve ziller oldu adeta. Kocaman sesler doldurdu Küçük Ağaç’ı. Ve kocaman gülücükler.

DSCF0710

DSCF0714

 

Küçük Ağaç’ın gelmiş geçmiş en keyifli partilerinden biri oldu The Beatles partisi. Bu güzel organizasyonun mimarları olan Murat Arslanoğlu’na, İsmail Baltalı’ya ve Barbaros Bensoy’a çok teşekkür ediyoruz. Bir ilki ve farklı bir heyecanı yaşattılar hepimize…

Reklamlar

Leave a comment »

Zuzu’nun Ormanı

Bu hafta bir konuğumuzu ağırladık Küçük Ağaç’ta. Çocuk edebiyatı yazarı Görkem Arsoy, okulumuza gelerek kendi kitaplarından biri olan Zuzu’nun Ormanı’nı okudu bizlere. Bizlerse dinlemekten öte keyifli bir gezinti yaptık Zuzu’nun Ormanı’nda.

DSCF0431

DSCF0429

Görkem Hanım kitabında yer alan kahramanların kuklalarını getirmişti yanında. Bazı karakterler için de çocuklardan yardım aldı. Birlikte canlandırma yapınca daha da keyifli bir hale geldi masal.

DSCF0452

DSCF0456

DSCF0463

Hepimiz büyük bir ilgiyle dinledik Zuzu’nun Ormanı’nı. Hayvanlar çok sevimliydi, onların taklidini yapmak çok eğlenceliydi ve masal çok güzeldi.

DSCF0439

DSCF0459

Zuzu’nun Ormanı’nın bir de şarkısı vardı. Masal bitince o şarkıyı söyledik birlikte. Ve gözlerimizi kapatıp hayal kurduk tıpkı Zuzu gibi. Kim bilir, belki bir gün hayallerimizden bazıları gerçek olur. Ya da belki başka masallara konu olur bazıları.

DSCF0470

DSCF0473

DSCF0478

 

Görkem Hanım gitmeden önce bizim için kitaplarını imzaladı.

DSCF0519

 

Böylece bir sanatçıyı daha ağırlamış olduk okulumuzda. Küçük okurlarımızın yazarımızla buluşması çok keyifli geçti. Önümüzdeki haftalarda bu tarz organizasyonlarımız devam edecek. Öğrencilerimiz farklı sanat dallarından sanatçılarla bir araya gelip onlarla sohbet etme fırsatını yakalayacaklar. Kimlerle mi? Şimdilik sürpriz olarak kalsın. 🙂

Leave a comment »

Çorap Partisi

Çorap deyip geçmeyin. Yeri geliyor o çoraplar en eğlenceli partilerin renkli aksesuarları oluveriyor. Bir çift ayaklara, bir çift de ellere geçirdiniz mi eğlence başlıyor.

DSCF0271

DSCF0283

Danslar biraz şekil değiştiriyor. Ayaklar havaya yükseliyor bu defa. Rengarenk, kıpır kıpır hareket ediyorlar.

DSCF0297

Çoraplar çoraplıktan çıkıyor; eldivenlere, tokalara, taçlara dönüşüyor; çocukların kıyafetlerini zenginleştiriyor.

DSCF0279

DSCF0300

 

Danslar daha muzip, oyunlar daha çizgili, yarışmalar daha puantiyeli bir hal alıyor.

DSCF0325

DSCF0327

DSCF0350

 

Tahmin edebileceğiniz gibi biz bu hafta çorap partisi verdik. Ve yine tahmin edebileceğiniz gibi çok eğlendik.

Leave a comment »

Haydarpaşa’da Çocuk Sesleri

Yüz yılı aşkın bir süre önce İstanbul – Bağdat Demiryolu hattının başlangıç istasyonu olarak inşa edilmiş Haydarpaşa Garı. Günümüzde İstanbul’un sembollerinden biri haline geldi. Şehrimizin korumaya çalıştığımız değerleri arasında, ön sıralarda koskocaman dikiliyor. Hızlı tren projesi sebebiyle tren seferlerine ara verildiği için neredeyse hiç hareket yok bugünlerde Haydarpaşa’da. Telaşla koşuşturan yolcuları görmek mümkün değil. Trenler kıpırdamıyor. Gar fazlasıyla sessiz. Fakat dün bu durum biraz değişti. Haydarpaşa’ya gezi düzenleyen Zebralar sınıfı, garı hareket ve sesle doldurdu. Kısa bir süreliğine de olsa dün cıvıl cıvıldı Haydarpaşa.

DSCF0076

 

Bizi hemen garın girişindeki tarihi lokomotif karşıladı. Yüz elli yıldan daha uzun bir süre önce üretilen, ülkemizin ilk lokomotiflerinden biri olan bu buharlı araç hayranlık uyandırdı hepimizde. Altına baktık, üstüne çıktık, etrafından dolaştık. Uzun uzun inceledik birlikte.

DSCF0067

DSCF0071

DSCF0073

 

Ardından peronlara geçtik. Kapıları kilitli bir şekilde rayların üstünde kıpırtısız bekleyen trenleri gördük. Önce trenlerin nasıl çalıştığını öğrendik. Sırayla bir markize girerek hızının nasıl arttırılıp azaltıldığını, kapıların nasıl açılıp kapandığını ve düdüğünün nasıl öttürüldüğünü gördük.

DSCF0083

 

Vagonlardan birine girdik. Koltuklarına oturduk. Tren yolculuğunda olduğumuzu hayal ettik.

DSCF0096

DSCF0107

Ve tüm bu keşiflerimizin, incelemelerimizin arasına oyunlar sıkıştırdık. Haydarpaşa’yı cıvıl cıvıl sesle dolduran da bu oyunlar oldu. Sütunların çevresi saklambaç için idealdi. Bekleme salonunda yolcu rolü üstlenip trenlerin hareket saatleri hakkında ayak üstü sohbet etmek keyifliydi. Gişelerin önündeki turnikelerde dönmek eğlenceliydi.

DSCF0092

DSCF0108

DSCF0110

DSCF0116

 

Çocuklar için heyecan verici bir geziydi. Gitme vakti geldiğinde ayrılmak zor geldi hepsine. Çünkü pek çoğunun hayalinde bir tren yolculuğu yapmak, trene binip bir yerlere gitmek de vardı.  Yolculuk bir yana, hareket halinde bir tren görmek bile mümkün olamadı. Ve gezinin sonunda trenler gizemlerini korumaya devam ettiler onlar için.

Leave a comment »

%d blogcu bunu beğendi: