Küçük Ağaç’ın Sanatçıları

Bahçemiz rengarenkti bugün. Öğrencilerimizin eserlerinden oluşan sergimizle renklenmişti. Resimler, boyamalar, kolajlar, seramikler… Küçük Ağaç’ın sanatçılarına aitti bugün bahçemiz.

Öğrencilerimizin bireysel çalışmaları ve sınıf arkadaşlarıyla birlikte gerçekleştirdikleri grup çalışmaları yer alıyordu sergilenen eserler arasında. Farklı sanatçıları tanırken, onlardan esinlenerek yaptıkları işler de vardı. İnci Eviner’in izinden giderek çizdikleri siyah figürler, Monet’nin resimlerini gördükten sonra hazırladıkları nilüferli kocaman göl, Cezanne’dan esinlenerek boyadıkları rengarenk meyveler ve daha pek çokları hepimizde hayranlık uyandırdı.

Yaşça küçük öğrencilerimiz sene içerisinde ince motor becerilerini geliştirecek pek çok sanat etkinliği yapmışlardı. Onlar bu çalışmaları yaparken birbirinden güzel eserler ortaya çıktı. Bu eserler de yer aldı sergimizde.

Öğleden sonra sergimizi velilerimizin ziyaretine açtık. Çocukları eşliğinde ilgiyle incelediler tüm eserleri. Öğrencilerimizin kendi resimlerini gördükleri andaki heyecanları ayrı bir güzelliğiydi bugünün. Seramik eserler arasında kendilerine ait olanı ararken yaşadıkları telaş, sınıf arkadaşlarına ait bir resmi fark ettiklerinde yaşadıkları sevinç, sergide görüp de yaptıklarını hatırladıkları işlerinin birden gözlerinde ayrı bir değer kazanması… Bunları izlemek eserleri izlemek kadar keyifliydi bizler için.

Tüm yıl çalışarak böyle güzel eserler oluşturan Küçük Ağaç’ın sanatçılarını kutluyoruz. Bizleri sergimizde yalnız bırakmayarak ziyarete gelen tüm velilerimize ise teşekkür ediyoruz.

Bir sonraki yılın sergisinde görüşmek üzere…

Reklamlar

Leave a comment »

Aytül Akal ve Yusuf Tansu Özel

Bu yıl içerisinde çocuk kitapları çizeri Yusuf Tansu Özel birkaç defa misafirimiz oldu. Velimiz, kütüphane saatinde Zürafalar sınıfı ile bir araya geldi; farklı hikayelerden farklı hareket noktaları belirleyerek çocuklarla resim çalışmaları yaptı. Birlikte zaman geçirdikçe çocukların Tansu Bey’e ve resmettiği kitaplara ilgisi artmaya başladı.

Birkaç hafta önce Tansu Bey bize bir kitap getirdi: “Çok Uslu Yaramazlar.” Kitabı Aytül Akal yazmış, kendisi de resmetmişti. Yazarını da çizerini de yakından tanıdığımız bir kitap… Hatta bir de güzel haber: Aytül Akal ve Yusuf Tansu Özel Küçük Ağaç’a gelecek ve çocuklarla sohbet edecekler, yeni kitaplarını öğrencilerimiz için imzalayacaklar. Heyecanla beklemeye başladık.

P1430433

Geçtiğimiz Çarşamba günü bu ziyaret gerçekleşti. Aytül Hanım ve Tansu Bey Küçük Ağaç’a gelerek çocuklarla buluştular. Önce Bambiler ve Arılarla bir araya geldiler. Aytül Hanım onlara “Çikolata Çocuk” kitabını okudu. Birlikte sohbet ettiler ve öğrencilerimiz için “Çok Uslu Yaramazlar” kitabını imzaladılar.

Ardından Kediler ve Zürafalar buluştu yazarımız ve çizerimizle. Uzun bir sohbet başladı. Çocuklar sorularını yönlendirdiler. “Neden kitapların önünde resim var?” “Neden kitapların arkasında resim yok?” “Kitapların sayfaları nasıl birbirlerine yapıştırılıyor?” “Kitabın kapağındaki çocukların saçları neden öyle?” Aytül Hanım ve Tansu Bey bu soruların her birini tek tek cevapladılar. Bir kitabın nasıl yazıldığını, resimlendiğini ve basıldığını anlattılar. Son olarak Kediler ve Zürafalar için de “Çok Uslu Yaramazlar”ın birer kopyasını imzaladılar.

Aytül Akal ve Yusuf Tansu Özel’in ziyareti sayesinde öğrencilerimiz eserlerini bildikleri iki sanatçıyla tanışmış oldular. Okudukları masalın önce bir hayalken raflarında duran kitaba dönüşme macerasını dinlediler.

P1430495

Umuyoruz ki bu buluşmanın sonunda her şeyin bir hayalle başladığı ve kendilerini ifade etmenin masal anlatmak ya da resim yapmak gibi farklı yolları olduğu ile ilgili bir his uyandı içlerinde. Kim bilir, belki de birkaçının anlatacak veya resmedecek masalları olur ilerleyen yıllarda.

Leave a comment »

Kız Kulesi Heyecanı

Denizin ortasında bir kule… Hem de efsanelere konu olmuş bir kule… Seyri bile keyiflendirirken insanı, oraya gitme fikri bambaşka bir heyecan uyandırdı çocuklarda. Gerçek anlamda gün saydılar.

P1420885

Sonunda gezi günü geldi ve birlikte yola çıktık. İlk durak Salacak’tı. Burada bizi Kız Kulesi’ne ulaştıracak olan tekneyi bekledik. Beklerken de kuleyi izledik. Pırıl pırıl güneşli bir günde gerçekten de çok güzel görünüyordu.

Kısacık bir tekne yolculuğunun ardından Kız Kulesi’ne ulaştık. Bir kuleye gidip de tırmanmamak olmaz. Biz de hiç vakit kaybetmeden yukarı tırmandık ve bu defa da Boğaz’ın ortasından İstanbul’un iki yakasını izledik. Gökyüzünde uçan martılar, önümüzden geçen gemiler, masmavi deniz ve karşımızda uzanan kocaman şehir… Bu gezi için gün saymaya değer bir manzara vardı karşımızda.

Kız Kulesi’ni ve İstanbul’u uzun uzun izledikten sonra gördüklerimizi resmetmek üzere aşağı indik. Boğaz’ın esintisi kağıtları havalandırıp biraz zorluk çıkarsa da çocuklar resimlerini tamamladılar ve sıra enerjilerini atmaya geldi.

Geniş bir alan uzanıyordu önümüzde. Değerlendirmeden edemedik. Kalan süremizin bir kısmını Kız Kulesi’nin duvarlarını ve oyuntulu pencerelerini keşfederek, bir kısmını da oyun oynayarak geçirdik.

Yaşadığımız şehrin sembollerinden biri olan Kız Kulesi gezimiz başta büyük bir heyecandı bizim için. Şimdi hafif esintili, bol güneşli ve keyifli bir anı oldu. Efsanevi kuleyi birlikte keşfettik, güzel resimlerimiz, hafifçe pembeleşen yanaklarımız ve anlatacak hikayelerimizle geri döndük.

Leave a comment »

Annem Burada Olsun…

Mayıs ayının en güzel gününü geride bıraktık: anneler günü. Ve Küçük Ağaç’ın en özel buluşmalarından biri de geride kaldı: anneler günü buluşması. Bu buluşma öncesinde, annelerimizi en güzel şekilde ağırlamak için öğrencilerimizle birlikte her gün çalıştık, hazırlandık. Annelerimize söyleyeceğimiz şarkıların provasını yaptık. Ve anneler gününü takip eden Pazartesi günü akşamüstü saatlerinde annelerimizi, anneanne ve babaannelerimizi bu şarkılarla karşıladık.

P1410997

Öğrencilerimiz kendilerini dinlemeye gelen annelerini gördüklerinde yüzlerindeki mutluluk ve heyecan görülmeye değerdi. Fakat yine de anneler çocuklardan daha heyecanlı gibiydi.

P1410998

Şarkılar sona erdiğinde hep birlikte bahçeye çıktık. Birbirinden leziz yiyeceklerle donatılmış upuzun bir masanın başında, çay içip bir şeyler atıştırarak ve bol bol sohbet ederek bu özel günü bir defa da birlikte kutladık.

P1420050

Öğrencilerimiz ise anneleriyle olmanın ve aynı zamanda arkadaşlarıyla oyunlar oynamanın tadını sonuna kadar çıkardılar.

Anneler günü buluşmasında ev sahipliği çocuklara aitti. Ve çocuklar en değerli misafirlerini mükemmel bir şekilde ağırladılar. En doğal, en mutlu hallerinde ve sevgiyle…

Anneler günümüz kutlu olsun!

Leave a comment »

Bahar Pikniği

Mayıs ayı güzel başladı bizim için. İlk haftanın sonunda Küçük Ağaç pikniğimizi yaptık. Keyifli ve ılık bir bahar gününde eski, yeni pek çok öğrenci ve velimizle Cumhuriyet Köyü’nde bir araya geldik.

Günün en güzel görüntüsü çocukların gülen yüzleriydi şüphesiz. Bütün gün boyunca çimenlerin üzerine yayılıp oyun oynadılar. Koştular, kovaladılar, ağaca tırmandılar, oyuncaklarını paylaştılar, kitap okudular, dondurma keyfi yaptılar.

Mezun öğrencilerimizden bir grup da bizlerleydi. Pek çoğu sene içerisinde okulumuza ziyaret gelen mezunlarımızı piknikte bir arada görmek ayrı bir mutluluktu bizim için. Farklı okullarda eğitimlerine devam etmelerine rağmen aralarındaki bağın kopmamış olduğunu görmek, ortak ilgi alanlarını hızla keşfedip günün tadını birlikte çıkardıklarını gözlemlemek ayrı bir keyifti.

P1410286P1410336

Akşamüstü saatlerinde artık pikniğimizin vazgeçilmez oyunu haline gelen “halat çekme” için toplandık. Upuzun halatın iki ucunda çekişen iki grup, kendi içlerine güç birliği yapsa da haliyle oyunu tek bir taraf kazandı. Ve her yıl olduğu gibi bu yılki halat çekme de bol kahkahayla ve grupların eşit dağılmadığı, adaletli bir oyun olmadığı yolundaki atışmalarla sona erdi.

Günün finalini yürüyerek yaptık. Zengin bir kahvaltının ve leziz bir mangal sofrasının ardından yediklerimizi hazmetmek ve doğanın tadını çıkarmak amacıyla piknik alanın arkasındaki tepelerde yürüyüşe çıktık.

Sabah erken saatlerde başlayan Küçük Ağaç pikniği hava kararana kadar devam etti. Birlikte yumuşacık bir bahar gününün tadını doya doya çıkardık. Bu keyifli günde bizlerle birlikte olan herkese çok teşekkürler.

Leave a comment »

Kelebek Çiftliği

Baharın gelişiyle birlikte enerjimiz iyice yükseldi. Uzun ve soğuk bir kışı sıcacık okulumuzda geçirdik; artık dışarı çıkma zamanı. Gezi organizasyonlarımıza başladık. İlk gezimizi de daha önce hiç gitmediğimiz bir yere, Kelebek Çiftliği’ne yaptık. Bugün Kediler ve Zürafalarla birlikte kelebeklerin arasındaydık.

Gezimizin başında kısa bir film izledik. Bu filmde yumurtalarından çıkan tırtılların sürekli beslenerek bir ay içerisinde ilk hallerinin yüz katı büyüklüğe ulaştıklarını gördük. Bu kocaman tırtıllar daha sonra pupalarının içerisinde iki, üç hafta kadar bir sürede olağanüstü bir değişim yaşadılar ve dışarıya göz kamaştırıcı kelebekler olarak çıktılar. Her bir kelebek farklı renklerde ve desenlerde kanatlara sahipti. Bu kanatlar onlara eşsiz güzelliklerini veriyor ve aynı zamanda kamufle olmalarını sağlıyordu.

Filmin ardından pupa dolabındaki pupaları inceledik. Bazı kelebeklerin pupalarını yırtarak çıkışlarını gördük. Onlar ıslak kanatlarını kuruturlarken biz gezimize başladık.

Kelebek serasına girdiğimizde bizi rengarenk kelebekler karşıladı. Çiçekten çiçeğe uçuyor, kendileri için bırakılmış meyvelere konarak besleniyorlardı. Bazıları ise bir yaprağın üzerine ya da bir ağaç gövdesine tutunmuş kıpırdamadan duruyorlardı.

P1400388

Seranın içerisini birkaç kere dolaştık. Bize eşlik eden rehberimizin gösterdiği kelebek yumurtalarını ve tırtılları gördük. En beğendiğimiz kelebekleri birbirimize gösterdik. Güneşin ve yeşilin tadını sonuna kadar çıkardığımız bu güzel gezinin sonunda enerjimizde hiçbir şey kaybetmeden, gördüğümüz kelebekleri resmetmek üzere okulumuza döndük.

Leave a comment »

Akçaağaç Tohumlarının Yolculuğu

Bahçemizdeki akçaağacın tohumları hemen dibinde duran saksıların içerisine düşmüş. Pek çok tohum uyanmış küçücük saksıların içerisinde. Ve bu yeşeren tohumlar dün farklı yönlere doğru yolculuğa çıktılar.

Dün sabah, Korsan Bahçesi saatimizde, Eda Hanım küçük saksılar ve kocaman bir leğen dolusu toprakla karşıladı öğrencilerimizi. Bir de akçaağaç fideleri vardı yanında. Çocuklar saksılarına önce toprak doldurdular. Ortasına kocaman bir delik açtılar. Akçaağaç fidelerini saksılarına yerleştirip toprağını düzelttiler, suyunu verdiler.

Artık öğrencilerimizin birer akçaağaç fideleri var. Evlerine götürdüler; akçaağaçlarıyla kendileri ilgilenecekler. Eğer fideler yeni evlerinde kendilerine uygun ortamı bulurlarsa büyüme şansları olacak. Okulumuzun bahçesinde hiçbir müdahale olmadan, açık havada kendiliğinden büyüyen bu fideler, gittikleri yerde tercihen balkonda, olmuyorsa cam önünde, toprakları sürekli nemli tutularak bakılırlarsa kocaman bir ağaç olma yolunda ilerleyebilecekler. Ve umuyoruz ki okulumuzun bahçesindeki akçaağaçtan düşen tohumların çıktığı bu yolculuk, köklerini salacakları, kocaman ağaçlara dönüşecekleri bahçelerde sona erecek.

Leave a comment »

%d blogcu bunu beğendi: