Archive for Mayıs, 2011

Kukla Festivali

Bildiğiniz gibi İstanbul Uluslararası Kukla Festivali 4 Mayıs’ta başladı. Biz de bu fırsatı değerlendirip oyunlardan birine öğrencilerimizle birlikte gidebileceğimizi düşündük. Festival programını incelediğimizde bir oyun dikkatimizi çekti. İsveç’ten gelen Staffan Björklunds Teater’in  Two On Toe! adlı oyunu Küçük Ağaç öğrencilerinin yaş grubuna hitap ediyordu – hem de hepsine! Kunduzlar, kuşlar ve böceklerin yer aldığı ödüllü bir oyundu. Hemen biletlerimizi ayırttık.

Geçtiğimiz çarşamba günü hep birlikte gittik oyunu izlemeye. Gayet keyifli bir müzik eşliğinde, tamamen organik malzemeden yapılmış kuklalar ve onları oynatan bir kuklacı vardı karşımızda. Annesiyle şarkılar söyleyen minik bir kuş, kuşların kendisini yiyeceğini zannederek saklanmaya çalışan küçük bir tırtıl, kendilerine yuva yaparken kullanacakları dal parçalarını arayan kunduzlar… Ormanın kenarında, hayvanlar arasında geçen neşeli ve müzikli dialogların yer aldığı keyifli bir oyundu Two On Toe! 

Oyunun sonunda Staffan Björklunds’un yanına giden öğrencilerimiz hem kuklaları yakından gördüler hem de merak ettikleri bazı soruları sanatçıya yönelttiler.

Hoş bir oyunu seyretmiş olmanın yanı sıra bizi mutlu eden farklı yönleri de vardı bu etkinliğimizin. Her şeyden önce Zebralar ve Kelebekler sınıfları ilk defa abla ve ağabeyleriyle birlikte okul dışında bir etkinliğe katılmış oldular. Çok güzel bir şekilde koltuklarında oturdular ve oyunu baştan sona takip ettiler. Onların da aramızda bulunduğu bir etkinlik düzenlemiş olmak bizi çok mutlu etti. Yanı sıra oyun esnasında ingilizce konuşan kuklacının kullandığı bazı kelimeleri öğrencilerimizin yakaladığını görmek, örneğin tırtılın kelebeğe dönüştüğü yerde “I’m a butterfly!” diyen sanatçının ardından çocuklarımızdan “Aaa, butterfly!” fısıltılarını duymak da ayrıca keyifliydi.

http://www.kuklaistanbul.org/tr/

http://www.sbteater.se/

Reklamlar

Leave a comment »

Anneler Günü

Geçtiğimiz hafta, cuma günü öğrencilerimiz evlerine anneleri için hazırladıkları hediyeleriyle gittiler. Birer de davetiye götürdüler. Sürpriz bir sunum hazırlamışlardı ve annelerini okula davet ediyorlardı.

Pazartesi günü hazırlıklar tamamlandı, son tekrarlar yapıldı. Annelere verilecek karanfiller paylaşıldı. Ve davetiyede belirtilen saat geldiğinde çocuklar yerlerini alıp büyük bir heyecanla misafirlerinin gelişini beklemeye başladılar.


Çocukların sunumu çok keyifliydi. İngilizce ve Türkçe şarkılar söylediler, şiirler okudular. Arkalarında sakladıkları karanfilleri annelerine hediye ederek onlara sürpriz yaptılar.

Programın sonunda bahçeye indik. Böylesine güzel ve keyifli bir günü, zengin açık büfemizin başında hep birlikte çay içerek noktaladık.

Leave a comment »

Topkapı Sarayı

Zürafalar Sınıfı ile nisan ayının tümünü “Kentsel Doku” konusuna ayırdık. İstanbul’un tepelerini, köprülerini, surlarını ve son olarak da saraylarını işledik. Planımız saraylar konusunu işlerken Topkapı Sarayı’na bir gezi düzenlemekti. Hava şartları elvermeyince ertelediğimiz bu gezimizi geçtiğimiz hafta gerçekleştirdik.

Perşembe sabahı erkenden koyulduk yola. Boğaziçi Köprüsü’nü geçip Beşiktaş’a indik. Dolmabahçe Sarayı’nın yanından ve Galata Köprüsü’nün üzerinden geçtik. Sarayburnu’nda surları gördük. Ve keyifli bir yolculuğun sonunda Sultanahmet’e vardık. Topkapı Sarayı’na ulaşmamız içinse kocaman kapılardan ve geniş avlulardan geçmemiz gerekti.

Önce Bab-ı Hümayun’dan geçtik ve 1.Avlu’ya yani Alay Meydanı’na ulaştık. Burada Aya İrini Kilisesi’ni gördük. 

Biletlerimizi aldıktan sonra Orta Kapı’dan geçtik ve Divan Meydanı’na geldik. Burada yer alan Kubbealtı’na dönüşte girmeye karar verip Arz Odası’ndan geçtik ve Enderun Avlusu’na devam ettik.

Burada Padişah elbiselerinin sergilendiği bölümü ziyaret ettik. Okulda, sanat atölyesinde kağıttan yaptığımız kaftanların ve feslerin gerçeklerini gördük. Şehzadelerin giydikleri gömlekler, padişahların tören kıyafetleri ve kılıçlar da vardı. Bir sonraki bölümde Hazine sergileniyordu. Fakat kuyruk o kadar uzundu ki kaşıkçı elmasını görme hayallerimizi ileri bir zamana ertelemek zorunda kalıp Mermer Sofa’ya devam ettik.

Mermer Sofa’da lalelerle kaplı çiçek bahçesini gezdik. Duvarları çinilerle kaplı, dolapları sedef kakmalı Bağdat Köşkü’ne, şehzadelerin sünnet edildiği Sünnet Odası’na girdik. Mermer terasta yer alan İftariye Köşkü’nü ve fıskiyeli havuzu gördük. Duvarlardaki çinileri ve tavanlardaki süslemeleri inceledik.

Saraydan ayrılmadan önce Divan Meydanı’nda yer alan Kubbealtı’nı gezdik. Bir zamanlar Divan-ı Hümayun’un toplandığı ve yabancı elçilerin kabul edildiği bu mekanda biz de bazı yabancı misafirlerle sohbet ettik.  

Topkapı Sarayı gezimizle Kentsel Doku konumuzu tamamlamış olduk. Birlikte çok keyifli bir gün geçirdik. Sarayın pek çok bölümünü görme imkanımız oldu. Öte yandan vaktimiz yetmediği için bir o kadar bölüme de giremedik. Anne ve babalara minik bir mesaj iletmek gerekirse, en çok Kaşıkçı Elması’nı ve Harem bölümünü göremediğimize üzüldüğümüzü söyleyebiliriz. 🙂

Leave a comment »

Suda Yaşayan Hayvanlar

Geçtiğimiz hafta Suda Yaşayan Hayvanlar konusunu işleyen Kediler sınıfı, bu konu ile ilgili bir de gezi düzenledi. Suda yaşayan hayvanları yakından görmek ve sınıflarındaki akvaryumlarına balık almak üzere Bağdat Petshop’a gittiler.

Mağazanın girişinde çocukları rengarenk tüyleriyle karolin ördekleri karşıladı. Ardından kafeslerinde yeni sahiplerini bekleyen farklı cinslerde kedileri ve köpekleri gördük. Mağazanın ortasında, yüksekçe bir noktadan bize sesini duyurmaya çalışan kocaman kırmızı ara papağanını izledik. Hamsterlar ve tavşanlar da vardı. Ve tabi çeşit çeşit, rengarenk balıklar…

Mağazanın dört bir yanı akvaryumlarla çevriliydi. Bir tanesi dışında hepsinde tatlı su balıkları bulunuyordu. Uzun uzun bu balıkları inceledik. Su kaplumbağalarını gördük. Deniz akvaryumunda yaşayn balıklara baktık. Palyaço balıkları biraz daha fazla ilgimizi çekti şüphesiz.

Bağdat Petshop’tan ayrılmadan önce akvaryumumuz için balık  seçtik. Artık sınıfımızda rengarenk misafirlerimiz var.

Leave a comment »

Hıdrellez

Bu sabah okulumuza uğrayanlar bahçenin girişindeki gül ağacını görmüşlerdir. Her dalında rengarenk keseler sallanıyordu. Dilek yüklü Hıdrellez keseleriydi bunlar.

Dün, herbir öğrencimiz gerçekleşmesini istedikleri dileklerini resmettiler ve bu resimleri küçük keselere koydular. Hıdrellez gecesi için gül ağacına astılar. Neler mi dilemişlerdi? Genelde oyuncak. Bebekler, yarış arabaları… Hatta kedi ve köpek dileyenler bile oldu. Gece boyu Hızır’ı bekleyen keseler bugün toplandı. Çocuklar resmettikleri dileklerini evlerine götürecek ve yıl boyu gerçekleşmesini bekleyecekler.

Leave a comment »

%d blogcu bunu beğendi: