Barış Manço’nun Evinde

Şubat ayı müzisyenimiz Barış Manço. Gün boyunca etkinliklerimize katılırken fonda onun şarkıları çalıyor. Çoğumuzun ağzına dolandı bile bu şarkılar. Merdivenlerden inerken ya da resim yaparken “Arkadaşım Eşek”i, “Ayı”yı mırıldanıyor çocuklar. Hatta Barış Manço gibi bol aksesuarlı giyinip gelen öğrencilerimiz var. Kısacası yoğun bir Barış Manço etkisi altındayız. Bu etki, bizi sanatçının evine kadar götürdü. Geçtiğimiz haftayı Barış Manço’nun evine gerçekleştirdiğimiz gezi ile tamamladık.

p1360197

Sanatçının ödülleriyle, kıyafetleriyle, aksesuarlarıyla ve koleksiyonlarıyla doluydu köşk. Salonda pek çok şarkısını bestelediği piyanosu, duvarlarda kimini kendisinin tasarladığı kıyafetleri vardı. Yemek odasında koleksiyonlarının devamı, kıyafet odasında çok sevdiği kovboy çizmeleri ve birbirinden ilginç kıyafetleri sergileniyordu.

Kocaman kemer tokalarını, çeşit çeşit yüzüklerini, Belçika Kraliyet Akademisi’nde öğrenciyken çizdiği resimleri gördük. “Adam Olacak Çocuk”tan sahneler izledik.

p1360232

p1360242

Evinin en sevdiği odası olan Şövalye Odası’nı da gördükten sonra kış bahçesinde kliplerini izledik. İzlerken dans ettik. Dans ederken şarkılarına eşlik ettik.

p1360251

Çocuklar için en renkli, en ilgi çekici müzisyenlerden biri Barış Manço. Ne zaman bir şarkısı çalsa en kocaman sesleriyle onlar da söylemeye başlıyorlar. Anne ve babalarının çocukluklarında dinledikleri şarkılara şimdi onlar eşlik ediyorlar. Anne ve babalarından onlara geçen bu ilgiyi, sevgiyi, daha sonra kendi çocuklarına devretmek üzere şimdi onlar taşıyorlar.

Leave a comment »

Küçük Ağaç Korsan Bahçesi

NaturPirat’ın desteğiyle çok özel bir etkinliğe başlıyoruz; Küçük Ağaç Korsan Bahçesi. Kış bahçemizde yer alan toprak alanı değerlendireceğimiz bu etkinlikte öğrencilerimiz, salı günleri velimiz Eda Cizioğlu ile bir araya gelecekler. Birlikte sebzeler ve şifalı otlar ekecekler. Her gün yedikleri domatesi, soğanı, maydanozu kendileri emek vererek yetiştirecek, yeşermelerini sabırla bekleyecekler. Bitkilerinin büyümesini gözlemlerken, bir yandan da kuşlar, böcekler, ağaçlar, çiçekler ve balıklar hakkında sohbet edecekler.

p1340107

Büyük bir heyecanla planladığımız bu etkinliğimizin ilki bugün gerçekleşti. Kediler ve Zürafalar sınıfı öğrencilerimiz Eda Hanım’la ilk derslerini yaptılar. Kuşlar hakkında sohbet ederek, bazı kuş türlerini tanıyarak başladı dersimiz. Martı, güvercin, karga, kumru, leylek hepimizin bildiği kuşlardı. Vapurla seyahat ederken gördüğümüz siyah kuşların karabatak olduğunu, kızılgerdanın ismini turuncu renkli gerdanından aldığını, saksağanın bir karga türü olduğunu ve onu kanatlarındaki mavi renkle ayırt edebileceğimizi bugün öğrendik.

p1340044

Ardından bahçecilikte kullanacağımız malzemeleri tanıdık. Kompostun ne olduğunu, nasıl üretildiğini ve ne amaçla kullanıldığını öğrendik. Eda Hanım’ın getirmiş olduğu solucan gübresini inceledik ve toprağımızın üzerine serptik. Farklı sebzeler ve otlar ekmeyi planladığımız için bahçemizi beyaz taşlar dizerek tarhlara ayırdık.

İlk dersimizi ekim yaparak tamamladık. Soğan ve sarımsak ektik. Can sularını verdik.Yaklaşık iki hafta içerisinde yeşermiş olacaklar. Böylece toprak üzerinde büyümelerini gözlemlemeye başlayacağız. Bu arada başka sebze ve otlar da ekeceğiz.

Korsan Bahçe projesi, doğadan ve doğaldan yana bir okul olarak bizleri çok heyecanlandırdı. İstanbul gibi kocaman bir şehirde büyümekte olan çocuklarımızın yedikleri sebze, meyve ve otların nasıl büyük bir emekle ve sabırla yetiştirildiklerini, nasıl uzun bir yoldan soframıza geldiklerini öğrenmelerinin önemli olduğunu düşünüyoruz. Sadece bununla da kalmayıp, bir parkta yürürken sesini duydukları, uçarken gördükleri kuşları tanımalarını, gölgesinde dinledikleri ağaçları bilmelerinin doğaya olan ilgilerini ve saygılarını arttıracağına inanıyoruz. Çeşitli böcekleri gördüklerinde irkilmelerini değil, onların doğada nasıl bir görev üstlendiklerini bilmelerini istiyoruz. Ve Küçük Ağaç Korsan Bahçesi’nin öğrencilerimizin hayatında göründüğünden çok daha büyük bir yer kaplayacağını umuyoruz. Bize bu projede destek veren Eda Hanım’a gönülden teşekkür ediyoruz.

Leave a comment »

En Ballı Muzlar, En Tatlı Elmalar

Bizler Küçük Ağaç’ta doğaya saygı duyan ve yüzünü doğal olana çeviren bir çizgide ilerlemeye ve öğrencilerimizi de bu anlayışla yetiştirmeye gayret gösteriyoruz. Üstünde durduğumuz en önemli konulardan biri de şüphesiz beslenme. Çocuklara sebze ve meyveleri mevsiminde tüketmenin önemini anlatıyoruz. Yemek listemizi bu hassasiyetle oluşturuyoruz. Bazı geleneksel yiyecek saklama yollarını öğrencilerimizle birlikte uyguluyoruz. Turşu kuruyor, reçel kaynatıyor, bazı yaz sebzelerini kışın tüketebilmek için derin dondurucumuzda saklıyoruz. Bir de mümkün olduğunca her yıl okulumuzun bahçesinde ekolojik pazar kuruyoruz.

Bu yılki ekolojik pazarımız bugün gerçekleşti. Ve her yıl olduğu gibi bu yıl da bize İmece Ekolojik destek verdi. Kış mevsimine ait ürünlerin yer aldığı tezgahları sabah saatlerinden itibaren öğrencilerimiz ziyaret ettiler ve alışverişlerini yaptılar.

Ellerinde evde hazırladıkları listeler vardı. Bu resimli listelere bakarak, biraz da liste dışına çıkıp kendi sevdikleri meyvelerden seçerek kese kağıtlarını doldurdular.

Öğrencilerimize alışverişleri sırasında öğretmenleri eşlik etti. Bazı öğrencilerimiz ise anneleriyle birlikte pazarımızı dolaştılar.

Böylece kese kağıtları, fileler ve sepetler doldu. Güneşli bir sonbahar gününde keyifli bir alışveriş yaptık hep birlikte. Bugün çocuklar kendi elleriyle seçtikleri elmaları, armutları, muzları getiriyorlar sizlere. Şimdiden afiyet olsun. Sanıyoruz ki bu yılın en lezzetli meyvelerini yiyeceksiniz bu akşam.

Leave a comment »

Orff’la Geçen Bir Günün Ardından

Her yıl velilerimizle birlikte gerçekleştirdiğimiz bir etkinliğimiz var: Orff Yaşantı Grubu. Bu grup ilk dönemin ortalarına doğru bir pazar sabahı okulumuzun çok amaçlı salonunda bir araya geliyor. Eğitim koordinatörümüz Filiz Yaşar ve müzik öğretmenimiz Aylin Şenol’la birlikte yaklaşık iki saat kadar bir süreyi Orff’a ayırıyoruz. Orff oyunları oynuyor, Orff danslarına katılıyor, enstrüman çalıyor, şarkı söylüyoruz.

Bu grubun toplanma amacı Orff yaklaşımını velilerimize deneyimletmek. Uzun uzun açıklasak bile Orff’un amacını, nasıl uygulandığını ve kazanımlarını anlatmak oldukça zor. Oysa ki danslar ve oyunlar yoluyla deneyimlemek çok daha net bir fikir oluşturuyor. Bu sebeple biz de yıllardır Orff Yaşantı Grupları organize ediyor ve bizim için çok önemli olan, eğitim programımızda ve müzik derslerimizde aksatmadan yer verdiğimiz bu yaklaşımı velilerimize bu şekilde anlatıyoruz.

p1300817

Müzik öğretmenimiz Aylin Hanım velilerimiz için hazırladığı dansları aynen çocuklarla gerçekleştirdiği gibi adım adım, her defasında yeni bir şey ekleyerek şekillendirdi.

p1300841

Ardından hep birlikte müzikteki cümleleri takip ederek danslarımızı devam ettirdik.

p1300879

Filiz Hanım, hazırladığı dans ve oyunların ardından bu çalışmaların çocuklarda hangi beceri alanlarının ne şekilde desteklendiğini açıkladı.

p1300887

Bu yıl Orff yaklaşımının yanı sıra eğitim programımız hakkında da aktarımlarda bulunduk. Filiz Hanım velilerimizle birlikte iki farklı sınıf ortamı canlandırması gerçekleştirdi ve bu canlandırmalar üzerinden eğitim yaklaşımımız, eğitim programımızı nasıl hazırladığımız ve sınıf içi süreçleri nasıl takip ettiğimiz gibi konularda bilgi aktardı. Çocukların yaş gruplarına göre sene boyunca aldığımız hedefleri ve bu hedefler için çocuklarla birlikte yaptığımız çalışmaları özetleyerek okul öncesi eğitimin net bir çerçevesini çizdi.

Orff Yaşantı Grubu bizim için çok özel bir etkinlik. Her şeyden önce eğitim programımızda yoğun şekilde yer verdiğimiz ve çocukların beceri alanlarını bu derece destekleyen Orff yaklaşımıyla ilgili velilerimizin kafasında oluşabilecek soru işaretlerini giderdiğimize inanıyoruz. Ama bir özelliği daha var Orff yaşantı grubumuzun. Her yıl bu grup toplandığında iki saatliğine de olsa yetişkin kimliğimizi bir kenara bırakıyor, çoğunu yeni tanıdığımız insanlarla bir çocuk kadar hızlı kaynaşarak kol kola dans ediyor, şarkılar söylüyor, enstrümanlar çalıyoruz. Birlikte çocuklarımız gibi eğleniyoruz.

Comments (1) »

İnci Eviner’in Sergisinde

Çağdaş Türk sanatının en önemli, en üretken ve en yaratıcı sanatçılarından birisi hiç şüphesiz İnci Eviner. Desen, resim, video, heykel, fotoğraf ve yerleştirme çalışmaları yapan sanatı yaşadığı dönemin toplumsal ve siyasi olaylarından yansımalar içeren eserler üretiyor. Biz Kasım ayını İnci Eviner’e ayırdık. Tüm ay boyunca onun eserlerini inceleyecek, ondan aldığımız esinle ya da onun çizgisinden ilerleyerek kendi eserlerimizi üreteceğiz. Fakat çalışmalarımıza başlamadan önce sanatçının eserlerini görmek için İstanbul Modern Sanat Müzesi’e gittik ve “İçinde Kim Var?” isimli retrospektif sergisini gezdik.

p1300545

Gezimizde bize müze eğitmenlerinden Dicle Hanım eşlik etti. Öğrencilerimize İnci Eviner’le ilgili, onların ilgisini ve dikkatini çekecek bazı bilgiler aktardı. Önce en sevdiği renk olan “siyah”la başladık. Ardından bazı resimlerinde hareket de olduğunu öğrendik. Kocaman resimlerinin içerisine yerleştirdiği videolar resme hareket kazandırıyordu. Bu çalışmalarındaki pek çok farklı figür de fark edilmek üzere bizleri bekliyordu.

p1300554

20161109_132836

Farklı malzemelerle yapılmış resimler, çok büyük video çalışmaları ve içerisinde tam olarak ne olduğuna karar veremediğimiz, bazıları da bizi güldüren figürlerin yer aldığı eserler gördük. Birkaç çalışmanın önünde uzunca bir süre durduk ve gördüklerimizle ilgili, bize ne ifade ettikleri hakkında sohbet ettik. Serginin sonunda sıra atölye çalışmamıza geldi.

p1300608

p1300613

Öğrencilerimiz kendilerine dağıtılan kağıtlar üzerine rengarenk resimler çizdiler. Daha sonra bu resimler siyah bir fon üzerinde bir araya getirildi ve ortaya kocaman bir ortak eser çıktı.

İnci Eviner’in sergisi, sanatçıyı tanımak adına güzel bir başlangıç oldu bizler için. Kırk yıla yakın bir sürede ürettiği pek çok eserini kendi gözlerimizle görme fırsatını bulduk. Bakalım bu gözlem öğrencilerimizin resimlerine ne şekilde yansıyacak.

Leave a comment »

Küçük Bahçıvanlar

Uzunca bir süre ara verdikten sonra istedik ki heyecan verici, içimizi aydınlatacak bir yazıyla sizlere tekrar “Merhaba!” diyelim. Bugün başladığımız bir çalışma, bizlere bu heyecan duygusunu yaşattı. Zürafalar sınıfı öğrencileri bugün kendi tarımsal ürünlerini yetiştirme ve daha da önemlisi doğayı tanıyıp değerini anlama yolunda ilk adımlarını attılar.

p1290599

Fenerbahçe Parkı’nda Topluluk Bahçesi adı altında gerçekleştirilen permakültür projesi hakkında bilgi sahibi olduğumuzda biz de bu projeye destek vermek istedik. Bahçenin gönüllüleri arasında yer alan eski velilerimizden Raife Polat bize bu konuda yardımcı oldu; okulumuza ekim yapmak için bir alan belirlendi ve biz bugün tarhımızda ilk çalışmamızı gerçekleştirmek üzere Fenerbahçe Parkı’na gittik.

Orada bizi Raife Hanım karşıladı. Önce bize bahçe hakkında bilgi verdi. Bahçede nasıl ve ne amaçla gübre hazırladıklarını, dolaşırken gördüğümüz domateslerin neden yeşil kaldığını ve kendi yetiştirdikleri tarımsal ürünlerden nasıl tohum elde ettiklerini anlattı. Bize dalından domates verdi. Yeşillerin kokusuna baktık, kırmızıları tattık.

Ardından okulumuz için ayrılmış tarhın etrafında toplandık. Raife Hanım’ın yönlendirmeleri doğrultusunda büyük toprak parçalarını ufaladık; taşları, yabani otları ve salyangozları ayırdık. Solucanların ürün yetiştirirken bizim dostumuz olduklarını öğrendik ve onları toprak alanda bıraktık.

Sıra ekim yapmaya geldi. Bize verilen ıspanak tohumlarını tüm alanı kaplayacak şekilde serptik. Ardından toprağın yüzeyinde elimizi gezdirerek üzerlerini örttük. Can suyunu da verdiğimizde bahçedeki çalışmamız tamamlanmış oldu.

p1290660

Topluluk Bahçesi’ne bir sonraki ziyaretimiz için iki hafta beklememiz gerekecek. Bir sonraki gidişimizde tohumlar uyanıp yeşermiş ve toprağın üzerinde kendilerini göstermişler mi diye bakacağız. Eğer yabani otlar görürsek onları sökeceğiz. Kısacası ürünlerimizle ilgileneceğiz. Ve bu ziyaretlerimiz düzenli aralıklarla devam edecek. Öğrencilerimiz kendi ıspanaklarını yetiştirecekler. Diğer alanlarda yetişen farklı ürünleri gözlemleyecekler. Doğada yer alan döngüye şahitlik edecek, yedikleri yiyeceklerin sofralarına gelene kadar nasıl bir emekle yetiştirildiklerini deneyimleyecekler. Ve biliyoruz ki bu çalışma sonunda küçük bahçıvanlarımızın doğa bilinci ve sevgisi sarsılmaz bir şekilde gelişecek.

Leave a comment »

Küçük Arılar ve Minik Bahçıvanlar

Bu hafta Kediler ve Zürafalar sınıfı öğrencileriyle kocaman bir grup olarak Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi’ne gittik. Orada iki gruba bölündük ve iki farklı atölye çalışmasına katıldık.

Zürafalar “Arı ve Çiçek Kardeşliği” atölyesinde arılar hakkında bilgi aldılar. Onların yapılarını, yaşayışlarını ve nasıl bal yaptıklarını öğrendiler. Ardından birer arı olmayı deneyimlediler.

P1250484.JPG Arıların uzun ağızlarının yerine geçecek birer pipet kullanarak çevrelerindeki çiçeklerden nektar topladılar. Topladıkları nektarları kovanlarına götürdüler.

Kediler ise Minik Bahçıvanlar atöyesine katıldılar. Çalışmanın başında her birine dereotu tohumları dağıtıldı. Bu tohumların aslında uyumakta olan minik canlılar olduklarını öğrendiler. Uyanıp filizlenmek için toprağa, suya, güneşe, havaya ve bol bol zaman ihtiyaçları vardı. Bizim minik bahçıvanlarımız da tohumarlına ihtiyaç duydukları şeyleri sırasıyla verdiler.

Toprağı küreklerle saksılara doldurdular. Bahçıvan tokmaklarıyla toprağı düzleştirerek tohumların yatağını hazırladılar. Ardından tohumlarını ekerek üzerini elekten geçirip incelttikleri toprakla örttüler. Son olarak can suyunu verdiler.

Atölye sonunda her bir öğrencimiz kendi ektiği dereotunu evine götürmek üzere yanına aldı. Tohumları artık kendi sorumluluklarında. Onların ihtiyaç duyduklarını güneş ışığını almalarını sağlayacak, sularını verecek ve yeşermesini izleyecekler.

Atölye çalışmalarını tamamlayan öğrencilerimiz oyun bahçesinde bir araya geldiler. Bir süre de bu alanda oyun oynayarak vakit geçirdiler ve botanik bahçesinin tadını çıkardılar.

Leave a comment »

%d blogcu bunu beğendi: