Archive for Ekim, 2013

Cumhuriyetimizin 90. Yılı

Bayramlara dair en güzel görüntülerden biri ellerindeki küçük bayrakları sallayan çocuklardır şüphesiz. Bir yandan bayraklarını sallarken bir yandan da büyük bir keyifle kutlamaların akışına kaptırırlar kendilerini. Askerleri izlerler büyük bir merakla. Bando çalmaya başladığında heyecanlanırlar. Konuşmaların bitmesini beklerler sabırsızlıkla. Ve bazen de şiirler ezberlerler törenlerde okumak için. İçinde kocaman kelimeler olan şiirler; cumhuriyet, özgürlük, zafer… Anlamlarını zaman içerisinde kavrayacakları kelimeler, kavramlar, değerler. Onlar kocaman gözler ve kocaman gülücüklerle etraflarını izlerken bu değerleri alırlar içlerine farkında olmadan. Büyüklerden küçüklere bir geçiştir, aktarımdır biraz da bayramlar. Birlik olmanın keyfinin yaşandığı andır.

DSCF4043

Bu yıl Cumhuriyetimizin 90.yılını kutladık büyük bir coşkuyla. Çocuklar da aileleriyle birlikte kutlamalardaydılar. Okula geldiklerinde anlattılar gördüklerini, yaşadıklarını. Ve bir kutlama da okulda yaptılar. Pek çoğu ilk törenlerine katıldı. Cumhuriyet şarkısını söylediler hep birlikte. Zürafalar sınıfının hazırladığı sunumu izlediler. Ve yine şarkılarla bitirdiler törenlerini.

DSCF4047

DSCF4050

DSCF4055

 

Atatürk, Cumhuriyetimizin 10.yıl kutlamalarında “10. Yıl Nutku”nu okurken Türk Milleti’ne şu temennide bulundu, “Ebediyete akıp giden her on senede, bu büyük millet bayramını daha büyük şereflerle, saadetlerle huzur ve refah içinde kutlamanı gönülden dilerim. Ne Mutlu Türküm Diyene!” Biz çocuklarımızla bu yıl Cumhuriyetimizin 90.yılını kutladık; aynı dileği ve aynı gururu paylaşarak.

Reklamlar

Leave a comment »

Anish Kapoor’un Etkileri

Dünyanın en önemli çağdaş sanatçılarından biri olan Anish Kapoor Türkiye’deki ilk sergisini İstanbul’da, Sakıp Sabancı Müzesi’nde açtı. Haberlerde denk gelmişsinizdir; eserlerin müzeye yerleştirilmesi haftalar sürdü. Bina, ağır heykelleri taşıyabilmesi için güçlendirildi. Bazı duvarlar yıkılıp yeniden yapıldı. Eserlerin yerleştirilmesinde vinçler çalıştı. Ve bütün bu emeğin sonunda, bazı eserlerin ilk defa izleneceği, kapsamlı ve etkileyici bir sergi oluşturuldu.

P1240881

İstanbul’da sergi açacağını öğrendiğimiz anda, Anish Kapoor ekim ayının sanatçılarından biri oluverdi. Sanat öğretmenimiz Erdegül Hanım ve sınıf öğretmenlerimiz sanatçının eserlerini çocuklara tanıtmaya başladılar. Birlikte bu eserlerden esinlenerek kendi heykellerimizi yaptık. Ve tabii ki Anish Kapoor Sergisi’ne bir gezi düzenledik.

DSCF3619

 

Çocuklar, fotoğraflarından gördükleri ve bazılarının çok büyük ebatlarda olduklarını öğrendikleri heykelleri görmek istiyorlardı. Büyük bir merakla girdiler Sakıp Sabancı Müzesi’ne. Rehber eşliğinde eserleri incelemeye başladılar. Her bir heykelinde önünde durdular; malzemesi hakkında bilgi aldılar; ne ifade ettiği konusunda sohbet ettiler.

 

DSCF3637

Anish Kapoor, pek çoğunda mermer ve kaymaktaşı kullandığı soyut taş eserlerinde farklı kavramlar üzerinde durmuş. Genel olarak zaman ve sonsuzluk kavramlarını ele almış. Bizler içinse Kapoor’un heykellerinin en güzel yanı, çocukların rahatlıkla bu eserlerle bağ kurabilmeleri.  Bir sanatçıya “Bu eserinde ne anlatmaya çalıştın?” diye sorarsanız ondan yüksek ihtimalle şu cevabı alırsınız; “Sen ne görüyorsun?” Çağdaş sanatta sanatçının aktardığı kadar izleyicinin ne aldığı, eserle nasıl bir bağ kurduğu da önemli. Çocuklar, Anish Kapoor’un heykelleriyle gerçekten çok keyifli bir iletişim kurdular. Ne gördükleri sorulduğunda çok güzel cevaplar verdiler.

DSCF3656

DSCF3662

 

Öğrencilerimiz, gezimiz sırasında iki farklı kişiden de tebrik aldılar. Müze gezimiz sırasında eserlerin güvenliğinden sorumlu olan yetkili ve atölyedeki çalışmalarımız sırasında çocuklara yardımcı olan eğitmen davranışlarından dolayı çocuklarımızı tebrik etti. Bu da bizim için ayrıca önemliydi. Bir müzenin nasıl gezileceğini, eserlerin nasıl izleneceğini, yerlere çekilen bantların ne anlama geldiğini biliyor olmak ilerinin sanat takipçileri ve müze izleyicileri olma yolunda kocaman adımlar. Eserlerle bağ kurabilmek, onlar hakkında bakış açısı geliştirebilmek ve fikirlerini paylaşabilmek çok kıymetli. Atölyede eğitimcinin yönlendirmelerini takip etmek ve verilen malzemelerle özgün bir eser ortaya çıkarmak da çok değerli. Çocuklarımız gezi sırasında her anlamda çok başarılıydılar.

DSCF3686

DSCF3643

 

Atölye demişken… Sergi sonrası bir de atölye çalışmasına katıldık. Çocuklar kendilerine dağıtılan strafor bloklara şekil verdiler. İlham kaynakları yine Anish Kapoor’un eserleriydi. Kimi straforları oyarak derinlik verdi, kimi üzerine oyun hamurları yapıştırarak formunu değiştirdi, kimi de boyalarla renklendirdi.

DSCF3763 DSCF3760

DSCF3734

DSCF3731

 

Bugüne kadar tanıdığımız sanatçılar arasında Anish Kapoor kendine farklı bir yer edindi. Bizi en çok etkileyen sanatçılar arasında yerini çoktan aldı. Onun eserlerini inceleyerek geçireceğimiz bir haftamız daha var. Üç boyutlu eserler üretmeye devam ediyoruz. Çağdaş eserler…

Leave a comment »

Renk Partisi

Çok eğlenceli bir hafta geçirdik çünkü bu hafta yılın ilk partisini verdik. Partilerin en renklisi olan “Renk Partisi”nde her sınıf için ayrı bir renk belirledik. Çocuklar belirlenen renklerde kıyafetler giydiler ya da aksesuarlar kullandılar. Ve bir anda okulumuzun içinde gök kuşağı belirdi adeta.

Mavi Zürafalar…

DSCF2655

 

Kırmızı Kediler…

DSCF2665

Sarı Zebralar…

DSCF2634

 

Mor Kelebekler…

DSCF2674

 

Ve son olarak Yeşil Bambiler…

DSCF2672

 

Çocukların oluşturduğu bu renk cümbüşü görülmeye değerdi.

DSCF2659

DSCF2660

 

Yılın ilk partisi çok eğlenceli geçti. Hep birlikte doya doya dans ettik ve oyunlar oynadık. Diğer bir deyişle seneye her anlamda keyifli başladık.

Leave a comment »

Perküsyon, Drama, Satranç, Yoga

Ve branş derslerimiz başladı. Çocuklar geçtiğimiz haftayı branş öğretmenleriyle tanışarak ve ilk derslerine katılarak geçirdiler. İlk olarak drama dersine katıldılar. Duygu Öğretmen’le birbirinden keyifli oyunlar oynadılar. Kuş olup uçtular, mısır tanesi olup patladılar ve el ele verip biraz ötelerindeki gök kuşağının altından geçtiler.

DSCF2147

DSCF2164

Perküsyon dersinde Şirin Hanım çocukların bongo ve djembelerle tanıştırdı. Çocuklar öğretmenlerinin vuruşlarını modelleyerek ilk ritim denemelerini gerçekleştirdiler.

DSCF2213

DSCF2217

Satranç dersinde önce Fatma Öğretmen, ardından da şah, vezir, fil, ve diğerleri kendilerini tanıttılar. 

DSCF2318

DSCF2324

Yoga saatinde çocuklar aslandan tavşana, attan timsaha dönüşürlerken müthiş eğlendiler.

DSCF2349

DSCF2361

Ekim bizler için yoğun bir tanıtım süreciyle başladı. Gerek seçmeli branş dersleri, gerekse eğitim programımıza içerisinde yer alan sabit branşlar ilk derslerini yaptılar. Çocuklar birbirinden güzel ve farklı çalışmalara katılmak için heyecanlı, öğretmenlerimiz ve bizlerse hazırız. Görünen o ki keyifli bir eğitim dönemi bizleri bekliyor. 

Leave a comment »

Kocaman Gömlekler ve Kravatlar

Çocukken annesinin topuklu ayakkabılarını giymeyen, babasının kravatını boynuna geçirmeyen var mı? Hepimizin en heyecan verici oyun malzemeleri arasında yer almamış mıydı anne ve babalarımızın kıyafetleri? Uzun elbiseler yerlerde sürünür, kocaman gömlekler gecelik gibi dururdu. Yine de aynadaki yansımamızı beğenmez miydik? Hayrandık çünkü onlara. Bizim en büyük kahramanlarımızdı anne ve babalarımız.

Ya şimdi? Büyüdük, doktor olduk, mimar olduk, avukat olduk, öğretmen olduk. Ama daha da önemlisi bizler de birer kahraman olduk. Gözümüzün içine hayranlıkla bakan çocuklarımız var. En güzel biziz. En yakışıklı biziz. En güçlü yine biziz. Şimdi bizim kıyafetlerimiz değerli. Çocuklarımız da tıpkı bizim yaptığımız gibi bu değerli kıyafetlerin tadını çıkarıyorlar.

DSCF1581 DSCF1583

DSCF1584 DSCF1593

Gömleklerimizi ve ayakkabılarımızı giyip, kravatlarımızı ve şapkalarımızı takıyor, bir süreliğine bizim yerimize geçiyorlar. O kocaman kıyafetlerin içindeki minicik bedenler boylarından büyük gözlem yeteneklerini ortaya koymaya başlıyor. Kendi minyatürlerimizle yüz yüze geliyoruz. Yemekler pişiriliyor. Çocukların karnı doyuruluyor. Bizim kelimelerimizle konuşan çocuklarımız evdeki tamir işlerini hallediyorlar, işe gidip bilgisayar başında çalışıyorlar.

DSCF1823

DSCF1794

Bu görsel şöleni ara sıra izlemek gerek; birkaç yıl sürecek kahramanlığımızın tadını çıkarmak ve kendimizi çocuklarımızın gözünden görmek için. Ama zaten onların tüm oyunlarını izlemek başlı başına bir keyif değil mi? Açık havada koşarken yüzlerinden okunan mutluluğu ya da arkadaşlarıyla sohbetlerindeki ciddiyeti görmek…

DSCF1684

DSCF1687

Öğrenirken, üretirken veya yaratıcılıklarını herhangi bir yolla ortaya koyarken ki heyecanlarına ve mutluluklarına ortak olmak…

DSCF1896

DSCF1841 DSCF1857

 

Galiba onların bize duyduğu hayranlığın çok daha fazlasını biz onlara duyuyor, onların bizi izlediğinin ötesinde biz onları izliyoruz. Yine de kesin olan bir şey var; şu an kahramanlar bizleriz. 🙂

Leave a comment »

%d blogcu bunu beğendi: