Archive for Temmuz, 2012

Yaz Temposu

Temmuz ayıyla beraber Küçük Ağaç’ta yaz dönemi başladı. Haziran ayının yoğun temposunun ardından biraz daha rahat bir program takip ediyoruz. Zamanımızın büyük bir bölümü bahçede geçiyor. Oyun saatlerinin yanı sıra pek çok sınıf etkinliğini de bahçede gerçekleştiriyoruz. Günümüzün çoğunu açık havada, ağaçların gölgesi altında geçirmek hepimiz için daha keyifli oluyor.

Yaz döneminde de kış döneminde olduğu gibi her haftanın farklı bir teması var. Temmuzun ilk haftası temamız yapraklardı. Tüm etkinliklerimizde yaprakları kullandık. Yaprak baskı yaptık, yaprakları boyadık, başımıza yapraklarla süslediğimiz bantlar taktık.

Bir sonraki hafta temamız meyvelerdi. Leziz bir meyve salatası hazırlayıp afiyetle yedik. Sanat etkinliklerimizde meyveleri renklendirdik.

Yüzme derslerimiz hız kesmeden devam ediyor. Çocuklar haftada üç gün mayolarını giyip, bonelerini takıp suya atlıyorlar. Küçük birer yüzücü olma yolunda her ders bacak çırpıyor, suda olmanın tadını çıkarıyorlar.

Geçtiğimiz hafta yaz programı çerçevesinde seramik derslerimiz de başladı. Çocuklar bir süredir ayrı kaldıkları çamurla yeniden buluştular ve onu şekillendirerek kendi özgün eserlerini oluşturdular.

Geride bıraktığımız eğitim döneminde okulumuzun renkli kelebekleri arasında yer alan ve önümüzdeki sene kediler sınıfına devam edecek olan Lila Baltalı kütüphanemize çok güzel bir kitap hediye ederek bize güzel bir yaz sürprizi yaptı.

Ve bir de doğum günü kutlamamız vardı. Geçtiğimiz hafta Yaman dört yaşını doldurdu. Nice senelere Yaman!

Yaz mevsiminin bu en sıcak günleri Küçük Ağaç’ta cıvıl cıvıl geçiyor. Şehrin bunaltıcı havasını bahçemizin dışında bırakıp, ağaçların gölgesi ve serinliği altında çok keyifli zaman geçiriyoruz. Kısacası, yaz tempomuz çok güzel gidiyor.

Reklamlar

Leave a comment »

ASKOD’dan Küçük Ağaç Öğrencilerine Hediye

Küçük Ağaç öğrencilerinin, “Sokaktaki Kedilere Ev, Barınaktaki Dostlarımıza Mama” sloganıyla başlattıkları sosyal sorumluluk projesine destek veren velilerimiz hayvan barınaklarına mama bağışında bulundular. Bağışların geneli Yaşam Hakkına Saygı Derneği’nin bizi yönlendirdiği barınaklar arasından ASKOD Aliağa Sokak Hayvanlarını Koruyanlar Derneği’ne yapıldı.

Mamaların ASKOD’a ulaştığı gün Dernek Başkanı Hülya Alpgiray’dan bir teşekkür telefonu aldık. Sonrasında da kendisiyle olan iletişimimiz düzenli olarak devam etti. Mamalar barınağa ulaştıkça bizleri bilgilendirdi, öğrencilerimizin, velilerimizin ve eğitimcilerimizin gösterdikleri duyarlılık ve verdikleri destek karşısındaki duygularını defalarca bizlerle paylaştı.

Hülya Hanım bizlere bir de hediye paketi gönderdi. Dün okulumuza ulaşan paketten çıkan ASKOD kitap ayraçlarını ve magnetlerini öğrencilerimize ve onlarla birlikte çalışırken yoğun emek harcayan öğretmenlerimize dağıttık. Ve bir kere daha gerçekleştirdikleri projenin içeriği hakkında çocuklarla sohbet ettik. Yaptıkları resimlerle Aliağa’daki barınakta bakılan kedi ve köpeklere mama gönderildiğini, resim yaparak onların karınlarının doymasına katkıda bulunduklarını anlattık.

Tatile çıktıkları için okulda bulunmayan öğrencilerimizin kitap ayraçlarını ve magnetlerini döndüklerinde kendilerine vermek üzere okulumuzda muhafaza ediyoruz. Ve henüz mama bağışında bulunmamış velilerimize istedikleri her an bu projeye destek verebileceklerini bir kere daha hatırlatıyoruz.

Comments (1) »

Küçük Su Kuşları

Küçük Ağaç’ın küçük yüzücüleri artık antrenmanlarına başladılar. Hafta başında ilk yüzme derslerine katıldılar. Ailelerinin, özellikle de ilk defa derse katılan öğrencilerimizin anne ve babalarının bu ilk dersin nasıl geçtiğini merak edeceklerini düşünerek birkaç kare fotoğraf çektik. İşte küçük su kuşlarının havuzdaki ilk günü…

Çocuklar mayolarını giyip havuzun başına geldiklerinde onları yüzme hocaları karşıladı. Suya girmeden önce birlikte ısınma hareketleri yaptılar.

Ardından havuzun kenarına oturulup bacak çırpma egzersizleri yapıldı.

Ve sonunda suyla kucaklaşma…

Çocuklar bu ilk yüzme dersinden büyük keyif aldılar. Bir yandan hocalarının talimatları doğrultusunda dersi takip ederken diğer yandan da suyun tadını çıkardılar.

İlk ders, makarnalar üzerinde yüzerek sona erdi.

Küçük yüzücülerimiz temmuz ayı boyunca haftada üç gün yüzme dersine katılacaklar. Bu derslerden büyük keyif alacakları daha ilk günden belli oldu. Her sabah uyandıklarında o gün havuza gidip gitmeyeceklerini sorarlarsa hiç şaşırmayın.

Leave a comment »

Simla Sunay ile Öykü ve Resim – III

Simla Sunay Öykü ve Resim Atölyesi’nin son üç haftasında çocuklar, birbirinden keyifli çalışmalar gerçekleştirdiler. Farklı malzemelerle tanıştılar, üç boyutlu eserler ortaya koydular. Öğrencilerimiz, sekiz hafta süren atölye çalışmalarında yarattıkları eserleri sene sonu sergimizde, kendilerine ait ayrı bir köşede sergilediler. Böylece çalışmalarını bir bütün halinde izleme imkanını buldular. Şimdi küçük sanatçılar için tatil zamanı. Yaz sonunda yeniden bir araya gelmek üzere çalışmalarına ara verdiler, dinleniyorlar.

6.   İzlenimci Ressamları İzliyoruz (4 Haziran 2012)

Küçük ressamlarımızdan, renk, biçim algısını ölçmek ve geliştirmek için resmin orijinaline bakarak boyama yapmalarını istedik. Paris’teki Musée d’Orsay yayını boyama kitaplarının yardımıyla, Paul Signac, Pierre-Aguste Renoir, Vincet Von Gogh ve Edgar Degas’ın başyapıtlarını renklendirdiler. Renk, biçim algısı yanında dokuyu da tanıdılar.

Paul Signac, Women at the Well, 1892, oil on canvas, Musée d’Orsay

7. Paul Cézanne’ın Atölyesi (11 Haziran 2012)

Bu hafta kâğıttan dışarı çıkıyoruz. 3 boyutlu dünyanın içine giriyoruz. Ve ellerlimizi çamura buluyoruz…

Bir ressam nasıl çalışır? Nerede çalışır? Nelere ihtiyaç duyar? Paul Cézanne’ı tanıdık ve atölyesini inceledik.

Hep beraber, kil kullanarak bir ressam atölyesi tasarladık.

Paul Cézanne’ın Fransa-Provence’te bulunan Atölyesi

8. Peçete Ne İşe Yarar? (18 Haziran 2012)

3 boyutlu çalışmaya devam ediyoruz. Duyularımızla nesneleri tanıyoruz. Beyaz peçetenin yardımıyla hayal gücümüzü tetikliyoruz.

Peçete ne işe yarar? Konuşuyoruz. İlk cavap: restoranda bir arkadaşımızın adresini yazmaya. Unuttuğumuz şeyleri not almaya…

Peçete yalnızca burun silmeye mi yarar? Çocukların cevapları gösteriyor ki, değil. Peçete; bir örtü, bir şal, bir şapka, bir bıyık, sakal ve daha pek çok şey olabilir.

Peçeteye dokunuyoruz. Nasıl bir malzeme bu böyle? Yumuşak sert? Havaya atıyoruz. Uçuyor. Yırtıyoruz. Kolay. Dolma gibi sarıyoruz. Sertleşti. Güçlendi. Sopa gibi oldu. Şimdi yırtalım. Zor.

Ne çok şekle girdi.

Ve her biri farklı biçimde kesilen beyaz maket kartonundan oluşan arazimize, tahta çıtalar ve beyaz peçete yardımıyla bir çadır kent kurduk. Ee biraz da yeşillik olsa hiç fena durmayacak. Hah işte böyle…

Leave a comment »

%d blogcu bunu beğendi: