Archive for Aralık, 2012

Veee Yeni Yıl Partimiz…

Bugün Noel Baba’yı ağırladık okulumuzda. Yeni yıl hediyelerini dağıtmaya Küçük Ağaç’tan başladı. Onun geleceğini haber alınca biz de bir partiyle karşıladık onu. En güzel kıyafetlerimizi giydik. Çocuklardan bazıları kostümlerle geldiler okula. Uyuyan Güzel, Tiger, Darth Vader’ın askerlerinden biri, güzel bir Macar kızı, birkaç Noel Baba ve Minie bizimle beraberdi. Birbirinden güzel kızlar, yakışıklı erkekler partimizdeydi. Ve erkenden başladık eğlenceye.

DSCF7939

 

Önce hep birlikte dans ettik.

DSCF7957

 

Sonra takımlara ayrılıp oyunlar oynadık. Heyecanımız iyice arttı.

DSCF7989

 

Ardından yine dans ettik.

DSCF8036

 

Ve partinin sonunda Noel Baba geldi. Eli kolu hediyelerle doluydu. Tek tek çocuklara paketlerini dağıttı. Bu yıl çocuklarla birlikte anne ve babalarını da düşünmüş, ikişer hediye getirmişti.

DSCF8051

 

Hediyelerini alan çocuklar Noel Baba’nın yanında sınıfça fotoğraf çektirdiler. Ve yeni yıl partimiz böylece sona erdi.

DSCF8060

 

DSCF8062

 

DSCF8063

 

DSCF8066

 

Hani derler ya bir şey nasıl başlarsa öyle gider diye… Bizim yeni yıl kutlamamız çok keyifli, enerji dolu ve bol gülücüklüydü. Arkadaşlarımızın arasında müthiş güzel vakit geçirdik, çok eğlendik. Umuyoruz ki bu enerjimiz ve keyfimiz 2013’ün tamamına yayılır ve hepimiz için çok güzel bir yıl olur. Yeni yılınız şimdiden kutlu olsun.

Leave a comment »

Muhteşem Güne Muhteşem Başlangıç

Bugün okulumuzda yeni yıl partimiz var. Bütün öğrencilerimiz en güzel kıyafetleri hatta kostümleri içerisinde okula geldiler. Her birinin keyfini ve heyecanını yüzlerinden okumak mümkün. Henüz partimiz başlamadı. Fakat günümüz o kadar güzel başladı ki sizlerle paylaşmadan edemedik.

Okulumuzun mezun öğrencilerinden Selin ve Serra Kösebay ile Kelebekler sınıfından Demir Seydan’ın ablası Defne okulumuzda misafirimiz bugün. Aslında misafirimiz demek çok yanlış. Onlar bu okulun vazgeçilmez parçaları, neşeleri ve ev sahipleri artık.

DSCF7932

Sabah Küçük Ağaç’ın kapısından girdikleri andan itibaren bizlere yardımcı oluyor, çocuklara ablalık yapıyorlar. Üstlerini değiştirmelerine yardım ediyor, her bir öğrenciyi tek tek sınıflarına götürüyorlar. Parti heyecanıyla okula giren çocuklarımızdaki şaşkınlık ve gördükleri ilgi karşısındaki keyif ise anlatılacak gibi değil.

DSCF7909

DSCF7911

 

Serra, Selin ve Defne, çocuklara ilgi dolu yaklaşımları ile kalplerini anında fethettiler.Onlarla bahçede oyunlar oynadılar. Sohbet ettiler. Play Time dersine girerek çocukların İngilizce oyunlarına katıldılar.

DSCF7921

 

DSCF7924

Bir zamanlar öğrencimiz olan ve ilkokula başlayana kadar okulumuza devam eden bu üç güzel insanın bugün bizlere destek vermek üzere okulumuza gelmeleri, çocuklara bu kadar candan ilgi göstermeleri bizleri çok etkiledi. Sadece bizleri mi… Bahçedeyken bir çağrı yaptık; “Kim bu güzel ablalarla fotoğraf çektirmek ister?” İşte sonuç…

DSCF7935

 

Yukarıdan müzik sesleri gelmeye başladı. Partimiz başlıyor. Bu güzel güne aynı keyifle devam etmek üzere hepimiz yukarı çıkıyoruz. Sizlere de aynı derecede keyifli bir gün geçirmenizi dileriz.

Leave a comment »

Fenerbahçe Müzesi

İstanbul’a yılın ilk karı düşerken okulumuzun Zürafalar ve Kediler sınıfı öğrencileri bir gezi düzenleyerek Fenerbahçe Müzesi’ni ziyaret ettiler. Zebralar sınıfından Alaz Neyişçi’nin annesi Şafak Hanım’ın davetlisi olarak gittikleri Müze’de ülkemizin en eski takımlarından birinin ve dolayısıyla Türk sporunun tarihi hakkında bilgi sahibi oldular.

Müzeyi gezmek üzere Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadı’na kadar gidip de stadın içini görmemek olmazdı. Böylece gezimiz staddan başlamış oldu. Önceki gün oynanan maç oynanan sahada bakım yapılıyordu. Ve televizyonlarda ya da gittiğimiz maçlarda binlerce seyircisi ile gördüğümüz stadı bomboş görmek oldukça farklı bir duyguydu.

DSCF7768

DSCF7773

İçeri girdiğimizde bizi Müze Müdürü Alp Bacıoğlu karşıladı ve gezimiz boyunca bize eşlik ederek Fenerbahçe’nin tarihi hakkında bilgiler aktardı. Müze’nin girişinde ilk karşımıza çıkan Atatürk’ün birebir mumya heykeli oldu. Çocuklar Atatürk’ü karşılarında görünce çok etkilendiler ve uzunca bir süre yanından ayrılmadan onu incelediler.

DSCF7778

Ardından Fenerbahçe Spor Kulübü’nün ilk kuruluş toplantısının ve Mütareke yıllarında Fenerbahçe lokalinden cepheye cephane taşınması anlarının mumyalarla canlandırıldığı bölümleri gördük. Geçtiğimiz yüz yıl boyunca farklı spor dallarında kazanılmış yüzlerce madalya ve kupaları inceledik. Bazılarının hikayelerini dinledik.

DSCF7787

Müze’de pek çok belge, fotoğraf, flama, forma ve giysiler sergileniyordu. Fenerbahçe Stadı’nın ilk halinin uçaktan çekilmiş bir fotoğrafı ve bugünkü halinin maketi vardı.

DSCF7796

DSCF7813

2007 yılında, Fenerbahçe’nin yüzüncü kuruluş yılı kutlamaları kapsamında Everest’in zirvesine dikilen bayrak da müzede yer alıyordu.

DSCF7791

Ziyaretimizin sonunda yine mumyalardan hazırlanmış bir canlandırma bölümünü gördük. Atatürk’ün 1918 yılında kulübü ziyareti canlandırılmıştı. Aynı zamanda kendi el yazısının ve imzasının yer aldığı  şeref defteri de bu bölümde sergileniyordu.

DSCF7815

Fenerbahçe Müzesi’ni ziyaretimiz sırasında bir kulübün yüz yıllık tarihini gözlemledik. Daha önceden adını duymadığımız pek çok büyük spor adamının fotoğraflarını gördük, anılarını dinledik. Sporun büyüklüğüne ve birleştirici gücüne tanık olduk. Merak edenler varsa söyleyelim, farklı takımları tutan öğrencilerimiz gezi sonrasında tuttukları takımı değiştirmediler. Çünkü müzeyi gezerken kendi takımlarının da içerisinde yer aldığı birbirinden güzel dostluk ve başarı hikayeleri dinlediler. Öyle anlar oldu ki hep birlikte “En büyük Fener, başka büyük yok!” tezahuratlarında bulundular. Fenerbahçe Müzesi’ni ziyaretimiz sporun aslında hep bize yansıması gereken güzel yüzünü gösterdi hepimize.

Bize gezimiz boyu eşlik eden Şafak Hanım’a ve Alp Bey’e gösterdikleri ilgi ve yakınlık için çok teşekkür ediyoruz. Birlikte çok anlamlı ve keyifli bir gün geçirdik.

http://www.fenerbahce.org/fb2008/detay.asp?ContentID=32416

Leave a comment »

Mutluluğun Rengi Ne Renk? (18 Aralık 2012)

Bu hafta ilk kez bir Türk ressam ve şairini tanıdık. Bedri Rahmi Eyüboğlu…  Mavi’nin Mutluluğu adlı çizgi roman sayesinde…

Mavi, resim yapmayı çok sever ama hiç renk kullanmazdı. Resimlerini yalnızca karakalemle yapardı. Renk demek mutluluk demekti; resimlerini renklendirmediğine göre, acaba Mavi mutsuz muydu? Derken bir gün, ressam, şair, yazar Bedri Rahmi Eyüboğlu’yla karşılaştı…

Çok yönlü sanatçı Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun yaşamından, resimlerinden ve şiirlerinden ilham alan bu hikâyeyi okurken Bedri Rahmi ile tanıştık, kitabın sonunda Mavi ve yeni arkadaşları Çebiş, Mavi Kaplumbağa ile birlikte nefis bir sergi gezdik!

Derken Bedri Rahmi ustamız gibi renk renk balıklar çizdik.

Mavi’nin Mutluluğu, Çizgi Roman, Yazan: Simla Sunay, Çizen: Gökçe Akgül, Editör: Gökçe Ateş Aytuğ, Desen Yayınları, Kasım 2012

DSCF7650

Mavi'nin Mutluluğu Kapak

mavinin_mutluluğu_05

mavinin_mutluluğu_07

mavinin_mutluluğu_06

 

Leave a comment »

Nuh’un Gemisi’yle Yolculuk

Her yıl bir kere Nuh’un Gemisi’ne biner yolculuğa çıkarız. Yolculuk öncesi bazen gemimizi kendimiz hazırlarız, bazen de sınıflarımızdaki masaları gemi yaparız. Herkes bir rol seçer kendine ve yolculuk başlar. Geminin yolcuları hayvanlar olunca, çocuklar da en sevdikleri hayvanların yerine geçerler. Onlar gibi sesler çıkarır, onlar gibi hareket ederler. Hep birlikte yol alır, karaya ulaştıklarında gemiden inerler. Böylece gelmiş geçmiş en ilginç gemi bir kere daha yolculuğunu tamamlamış olur.

Bu yılın ilk yolculuğuna Zebralar ve Kelebekler çıktı. Önce büyük bir özenle gemilerini hazırladılar. Rengarenk boyadılar. Hazırlıkları tamamlandığında denize açıldılar. Her biri sevdiği bir hayvanı seçti kendine ve gemiye o hayvanın adımlarıyla çıktı. Yolculuğun sonunda hepsi sağ salim karaya ulaştı.

DSCF6829

DSCF6885

Kediler ve Zürafalar da aynı yolculuğa çıktılar. Gemileri oldukça kalabalıktı. Ama kimseyi geride bırakmadılar ve birlikte yol aldılar. Karaya ulaştıklarında önce aslanlar indi, ardından kediler, sonra tavşanlar, köpekler…  Gemiye binen her bir hayvan yolculuğu tamamladı ve karaya çıktı.

DSCF7107

Tahmin edebileceğiniz gibi maceramız bu kadarla sınırlı kalmadı. Nuh’un Gemisi’yle yola çıkınca aşure kaynatmadan gemiden ayrılmak istemedik. Gerekli bütün erzağı toparladık ve geçtik masaların başına. Bazılarımız portakal kabuklarını dilimledi, bazılarımız narları ayıkladı.

DSCF6659

DSCF6635

DSCF6662

Kayısılar doğrandı, erzaklar bir araya getirildi. Yemişlerin tadına bakıldı. Ardından hepsi kazana katıldı.

DSCF6691

DSCF6671

Aşuremiz de kaynayınca Nuh’un Gemisi’nin yolculuğu tamamlanmış oldu. Fakat biz içerisinde hayvanlar olan bu hikayenin etkisinden o kadar da çabuk sıyrılamadık. Ertesi haftayı “Hayvanlar” temasına ayırdık. Hatta bir de misafir ağırladık okulumuzda. Kelebekler sınfından Demir Seydan’ın kuşu Limon bir hafta boyunca bizimle kaldı.

DSCF7346

DSCF7250

Böylece yolculuğumuz sona erdi. Umuyoruz ki bu güzel yolculuğun ürünü olan aşuremiz hoşunuza gitmiştir. Biz artık yeni maceralar yaratabileceğimiz farklı konulara geçiyoruz. Kim bilir, belki o maceralardan da başka sürprizlerimiz olur.

Leave a comment »

Yemişler ve Meyveler

Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası… Eski adıyla Yerli Malı Haftası… Annelerimiz ve babalarımız kutladı. Ardından bizler kutladık. 12-18 Aralık tarihleri arasında öğretmenlerimizin hazırladıkları listede bizim için ne belirlendiyse aldık okula götürdük. Arkadaşlarımızın getirdikleriyle birlikte yemişlerden ve meyvelerden leziz bir sofra kurduk. Bir yandan yedik, bir yandan da yatırım yapmanın, tutumlu olmanın ve yerli malları kullanmanın önemini öğrendik. Şimdi sıra çocuklarımızda… Aynı sofrayı onlar kuruyor, aynı kavramları onlar öğreniyorlar.

DSCF7379

Geçtiğimiz hafta öğrencilerimizin evlerinden getirdikleri yemişler ve meyvelerle upuzun bir sofra hazırladık. Ülkemizde yetişen meyvelerin resimleriyle hazırladığımız bantları başımıza taktık. Ve kutlamamız başladı. Şiirler okuduk. Ardından soframızda yer alan yiyecekler hakkında sohbet ettik.

DSCF7400

DSCF7386

Sonra da sıra günün en keyifli kısmına geldi. Tabaklarda yer alan yemişlerin tek tek tadına baktık. Cevizler, fındıklar, bademler ve fıstıklar tabaklara dağıtıldı.

DSCF7375

Meyve sepetleri elden ele dolaştı. Tabaklardaki portakal ve meyveler paylaşıldı.

DSCF7431

Küçük Ağaç olarak sürekli üzerinde durduğumuz, farklı organizasyonlarda gündeme getirdiğimiz “yerli tüketimi destekleme”nin önemini bu hafta Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası’nda işledik. Tutumluluk hakkında konuştuk. Ve birlikte leziz bir gün geçirdik.

DSCF7410

Leave a comment »

“Anne, bugün derste ne yapıyoruz?”

Geçen ay velilerimize aile katılım formları göndererek ilgileri ya da beğenileri doğrultusunda sınıf içerisinde gerçekleştirebilecekleri bir etkinlik planlamalarını rica ettik. Bu, her yıl yaptığımız ve çok önem verdiğimiz bir etkinlik. Bu sayede ailelerin yarım saatliğine de olsa çocuklarını gözlemleme imkanını yakalamalarını, çocukların da okulda aile bireyleriyle vakit geçirmenin keyfini yaşamalarını sağlamaya çalışıyoruz.

Bu yılın ilk katılımını Zürafalar sınıfından Rüzgar İşçen’in annesi Zeynep Hanım gerçekleştirdi. Zeynep Hanım kendi uzmanlık alanı doğrultusunda bir etkinlik planlayarak çocuklarla birlikte brownie hazırladı.

DSCF4985

 

Zürafalar ve Kediler’in birlikte katıldıkları bu mutfak etkinliğinde tüm malzemeleri çocuklar bir araya getirerek karıştırdılar.

DSCF5006

 

Süt, un, şeker ve yağ birbirine karışıp yumurtalar bu bulamacın içerisinde kayboldukça çocuklar daha bir keyifle sarıldılar çırpıcılara ve kepçelere. Sonunda karıştırma işi bitti ve hazırlanan harç Zeynep Hanım’ın kalıplarına döküldü.

DSCF4986

 

İşin geriye kalan pişirme kısmını ise aşçımız bizim için gerçekleştirdi.

İkinci aile katılımında ise misafirimiz Zebralar sınıfından Alaz Neyişçi’nin annesi Şafak Hanım’dı . Çocuklar kendisiyle sanat atölyesinde buluştular. Şafak Hanım onlar için renkli hamurlar getirmişti.

DSCF7193

 

Önce hamurlar açıldı ve kalıplarla şekil verildi.

DSCF7197

 

Ardından sıra süslemeye geldi. Çocuklar şekillendirdikleri hamurlarını rengarenk boncuklarla bir güzel süslediler.

DSCF7216

 

Arkalarına birer de mıknatıs ilave ettiklerinde ortaya birbirinden güzel magnetler çıktı.

Brownie’ler afiyetle yendi, magnetler evlere gönderilerek buzdolapları üzerindeki yerlerini aldı. Zeynep Hanım ve Şafak Hanım’a planladıkları keyifli etkinlikler için çok teşekkür ediyoruz. Sonraki etkinlikler için ziyaretimize gelecek anne ve babaları sabırsızlıkla bekliyoruz.

Leave a comment »

Fotoğraf Tamamlama (11 Aralık 2012)

Bu hafta “Yemeğini Arayan Tırtıl” adlı resimli öykü kitabını okuduk. Kitabın içindeki kapıları açarak, tırtılın yolculuğuna ortak olduk. Çocuklar bu kitabı çok eğlenceli buldular. Daha sonra önceden hazırlanmış A3 renkli fotokopiler üzerine fotoğraf tamamlama yaptık. Kolaj ile karıştırmayın sakın, tek bir fotoğrafın etrafına onu dönüştürecek şekilde desenler çizdik böylece resmimizin bir parçası haline geldi.

Yemeğini Arayan Tırtıl,  Tülin Kozikoğlu, Resimleyen: Burcu Musselwhite, KidzR Yayınları, 2012

11 Aralık - Tırtıl Büyük

DSCF7170

DSCF7171

Leave a comment »

Orff’la Geçen Bir Günün Ardından

Bugün çok güzel bir grup toplandı Küçük Ağaç’ta. Bu yıl beşincisini organize ettiğimiz ve Orff yaklaşımını tanıtmak amacıyla oluşturduğumuz yaşantı grubumuza katılan velilerimiz geldi okulumuza. Grubun enerjisi müthişti. Tempo hiç düşmedi. Çok keyifli bir pazar sabahı yaşadık birlikte.

DSCF6924

Bir hikayeden yola çıkarak nerelere ulaşabileceğimizi gördük. Grup halinde çalıştık, yaratıcılığımızı kullandık ve bir hikayeden farklı farklı müzikler yarattık.

DSCF6959

DSCF6983

Dans ettik. Filiz Hanım’ın öğrettiği figürleri, müziğin değişen ritmlerine dikkat ederek yaptık.

DSCF7003

Bir tekerlemeye dans yarattık. Ardından bu tekerlemeyi söylerken bir yandan da verilen yönergeleri yerine getirdik. Aynı anda farklı eylemleri gerçekleştirmenin zorluğunu ve dinlemenin önemini gördük.

DSCF7036

Ve grup olmanın keyfini yaşadık. Hep birlikte çalışarak çok keyifli bir dans ortaya çıkardık.

DSCF7061

Filiz Hanım, velilerimizin keyifle katılacağı oyunlar hazırlamıştı. Ve oyunların sonunda üç – altı yaş aralığındaki çocukların Orff çalışmalarında ne şekilde yer aldıklarını, eğitimcilerin hangi hedefleri ne şekilde takip ettiklerini anlattı. Orff yaklaşımının çocuklara sağladığı kazanımlar hakkında bilgi verdi.

Bu yıl da Orff yaşantı grubumuz çok keyifli geçti. İnanıyoruz ki velilerimiz bu pazar sabahından büyük keyif aldılar ve Orff yaklaşımı hakkında kapsamlı bilgi edindiler. Önceki yıllarda anne, babalardan aldığımız geri dönüşlere dayanarak Orff etkinliğimizin ne kadar değerli bir tecrübe olduğunu aktarmaya çalışmıştık. Bu defa bu aktarımı doğrudan velilerimiz yapsın istedik ve bu yıl bir ricada bulunduk onlardan. Yaşadıkları günü değerlendirmelerini, görüşlerini bizlerle paylaşmalarını istedik. İşte gelen mesajlar…

Şafak Neyişçi;DSCF6963

Merhaba Işık Hanım ve Küçük Ağaç Ailesi,

Küçük Ağaç… Güzel Ağaç…

Yaklaşık 7 ay önce tesadüfen yolumun kesiştiği o sarı bina… İçeriye girdiğim anda zaten bende bir aidiyet ve güven duygusu uyandırmıştı. Sizin ve güler yüzlü, hoşgörülü çalışma arkadaşlarınızın çocuklarımıza sunduğu öğretilerin yanı sıra; Küçük Ağaç benim için hiçbir zaman Alaz’ı kapıdan teslim ettiğim ve aldığım bir yer olmadı ve olmayacak.

Gelelim bugüne… Bugünkü Orff deneyimi, bana gerçekten Küçük Ağaç’ın hoş geldiniz görgüsü yanında başka bir kapı daha araladı. Hiç tanımadığımız diğer velilerle bir yaşantı grubu oluşturmak; kafa kafaya verip bir yaratım seansı içine girmek; dans ve ritm ile, kerhen değil, cidden bir göz ve ten teması içine girmek; samimiyetimizi arttırdı ve bana Orff’un pedagojik misyonunun hepimiz için geçerli olduğunu gösterdi.

Günlük rutinlerden çok az fırsat bularak kafamızı kaldırabiliyorken; üstelik çocuklarımızın gözüyle ve onların yolundan ilerleyerek bize “yaşadığımızı hissettiren” bu güpgüzel deneyimi yaşattığınız için size; Orff eğitmenine, çok sevdiğim öğretmen arkadaşlarınıza ve katılımcı velilere çok çok teşekkür ederim.
Umarım devamını getirebiliriz. Sizlerle olmak her zaman bir ayrıcalık bence!
Görüşmek üzere…
Sevgilerimle..

DSCF6992

Beyza Yılmaz;

Dolu dolu coşkulu bir gündü. Yavaştan hızlıya, parçadan bütüne, bireyden gruba, gruptan topluluğa ritm tuttuk, oynadık dans ettik. Kaç zaman sonra marakas, tumba, ksilofon vs. vs. sesleri kaynaştı ruhumuzla. Ne kadar çok çocuk da kalmamız gerektiğini tekrar tekrar hissettim bugün. Gerçi tekerleme söyleyip, üç kere zıplayıp, üç kişiyle tokalaşıp, üç tane renge dokunamadım hem de koşarak 30 saniye içinde ama çok mutluyduk şaşkın ördek yavruları misali… Çocuklarımızın yanı sıra bizleri de eğlendirmeyi ve eğitmeyi ihmal etmeyen ”aile dostu” okul ekibimize, Filiz Yaşar’a ve tabii ki Carl Orff’a çok teşekkür ediyoruz… Böyle bir günü çocuklarla birlikte tekrar yaşamayı da çok isterim ayrıca, mesela bir cuma günü ”grup oyunu” saatinde güzel olmaz mı?

DSCF6976

Öznur Özcan;

Merhabalar,

Öncelikle bu yaklaşımı bizimle tanıştıran Işık Hnm’a teşekkür etmek isterim… Sonrasında Filiz Hnm’a ve Küçük Ağaç’ın tüm öğretmenlerine bizi bugün misafir ettikleri ve bizi oyunlarına dahil ettikleri için teşekkür etmeliyim sanırım… Çünkü okuldan ayrılırken, Defne’nin eve dönüşlerindeki gibi yorgundum ama bir o kadar da mutluydum… Ve aynı onun gibi,  anlatacaklarım vardı, sabırsızdım paylaşmak için bugün yaptıklarımızı… Ritm, müzik ve bunun geri dönüşleri…Yaptığımız her Orff çalışmasında bir yandan kızım geliyordu aklıma… Defne’nin ritmli hecelemeleri, dinlediği müziğe , dizine vurarak yaptığı eşlikler bir bir geçti gözümün önünden…Kimi yerlerde zorlandım ve miniklerimizin geçen yıl yaptıkları gösterileri geldi aklıma… Ne kadar yetkinlerdi, ne kadar uyumlulardı, ne kadar keyiflilerdi…  Evet Orff yaklaşımında, bireysel katılım kadar grubun da uyumunun ne kadar önemli olduğunu hissettik… Yapabildikçe, başarabildikçe mutlu olduk, kimi zaman bitirdiğimizde kendimizi alkışladık farkında olmadan… Ve çalıştıkça, deneyimledikçe becerilerimizin arttığının farkına vardık o 2 saat içerisinde… En etkilendiğim ve grup olarak gurur meselesi yaptığımız  çalışmanın “Tostoroman”  Orff çalışması olduğunu da belirtmek isterim…

Sonuç olarak bu güzel pazar gününü bizimle paylaştıkları, bize ve en önemlisi sevgili çocuklarımıza katkıları için tekrar tüm Küçük Ağaç ailesine teşekkür etmek istiyorum…

Sevgiler….

DSCF7037

Evrim Özen Baltalı;

Her seferinde iyi ki bu okulu bulmuşum, ve iyi ki bu güzel ekiple tanışmışım diyorum, ve  yine her seferinde Işık Hanım işini bu kadar iyi ve severek yapan ekibi nasıl bir araya getirebiliyor diye soruyorum kendi kendime.
Küçük Ağaç eğitiminde önemli yapı taşlarından birisi olan Filiz Hanım ile yaptığımız bugünkü Orff çalışmamızda bir kere daha gördüm ki, deneyimli, bilgili, donanımlı, yeniliklere açık ve en önemlisi işini bu kadar severek yapan kocaman yürekli bir ekiple çocuklarımız eğitim hayatlarına başladılar. Kendimizi bu konuda çok şanslı hissediyorum.
İyi ki varsınız.
DSCF7020Duygu İpekoğlu;

Kızım Duru’nun  büyük bir keyifle bunca şeyi nasıl öğrendiğini ve evde büyük bir neşeyle tekrarlamasını, Filiz Hanım’ın Küçük Ağaç’taki çalışmasıyla anladım. Bizler Orff’un cennet bahçesinden sadece bir çiçek koklayabildik ama ne büyük bir şans ve mutluluktur ki onlar bu bahçeye sahipler. Teşekkürler Küçük Ağaç’ın tüm büyük ağaçları :))

DSCF7030Esra Ergüven;

Merhaba Küçük Ağaç Ailesi,

Bugünkü Orff yaklaşımı bir paylaşımdan öte doğrudan deneyimleyerek, yaşayarak öğrenme idi. Sizleri daha yakından tanıma fırsatımız oldu….  Öncelikle bu yaklaşımda olmanız beni daha da mutlu etti, çocuklarımız açısından. Bir kez daha okul seçimimiz konusunda içim rahatladı…   Sadece dikkatimiz o rahatlatıcı müziklerde ve hareketleri yapmada olunca da ruhumuz ve bedenimiz rahatladı. Eminim çocuklar bizden daha becerikli ama 🙂 biz de bir şeyler öğrendik sonunda! Bir yandan da  tekrar evdeki kitapları ve  çocuklarımız ile neler yapabileceklerimizi hatırlatmamıza vesile oldunuz.

Anne olarak da çocuklarımızın her gün vakit geçirdiği, çocukların neşe dolu enerjisinin koktuğu ortamda bir paylaşımda bulunmanın verdiği duygusallık ve doyum ise başkaydı…
Kendi adıma her açıdan memnun ve mutlu oldum… İçten teşekkürlerimi ve sevgilerimi sunarım. Tekrar bir araya gelmek dileğiyle…

Pınar ve Cem Eratlı;DSCF6949

Merhaba,

Çocuklarımızın edineceği becerileri bütün hayatları boyunca kullanacakları düşünülürse, en temel ve önemli becerilerini müzik aracılığıyla ediniyor olduklarını görmek çok etkileyiciydi. Hiç bilgimizin olmadığı bir alanda çok iyi yetişmiş profesyonellere çocuklarımızın emanet olduğunu görmek çok rahatlacıydı.
Bize gelince, biz çok eğlendik :))) Tekrarını diliyoruz :))
Sevgiler.
DSCF6944
İrem Koç;
Biz her şeyden önce yeni bir şey öğrenmiş olmaktan dolayı mutlu olduk. Yeni kavramlar, yeni bir bakış açısı… Yanı sıra diğer ebeveynlerle bir arada olmak, dans etmek… Hepsinin bize kattıkları tartışılmaz. Biz yetişkinler için bile bu kadar keyifli ve öğretici olabilen bir şeyin, çocuklarımıza neler katabileceğini hayal bile edemiyorum. Basta eğitmenimiz olmak üzere tüm ekibe teşekkür ediyoruz..
Ufuk Koç;
Çok keyifli ve eğlenceli bir pazar günüydü. Bir şeyi kaç değişik şekilde bedene, ritme ve tekerlemelere dökebileceğimizi görmek çok eğlenceliydi.
Bir eğitmen olarak yeni bir şeyi oğlumun anaokulunda öğrenmekten çok ama çok mutluyum. Filiz Öğretmen, gıyabında Aylin Öğretmen, bizi davet eden Işık Öğretmen  ve tüm Küçük Ağaç öğretmenlerine ev sahipliklerinden dolayı teşekkür ederim.

Leave a comment »

Nida Maria Aydınoğlu

Okul öncesi eğitimlerini almak üzere Küçük Ağaç’a gelen küçücük çocuklar okul hayatını ilk defa burada deneyimlemeye başlarlar. Daha henüz tam konuşamıyorken okula başlayanlar vardır aralarında. Altı bezli gelenler olur. Bazıları uzun süre oyuncak ayılarını ya da kedilerini taşırlar yanlarında okula. Minicik gelirler, üç – dört yıl sonra mezun olur ilkokullarına giderler. Bu üç – dört yıl içerisinde onların hızla büyümelerini, bebeksi hallerinden sıyrılıp, birer ilkokul öğrencisine dönüşmelerini izleriz. Pek çok öğrencimizle mezun olduktan sonra da bağımız devam eder. Bizi ziyarete gelir, neler yaptıklarını, nelerle ilgilendiklerini ve hatta ne gibi başarılar kazandıklarını anlatırlar. O da ayrı bir keyif, farklı bir gururdur bizim için.

Bu mezunlarımızdan birini tanıtmak istiyoruz sizlere; Nida Maria Aydınoğlu. Bale öğretmenimiz Gina Aydınoğlu’nun kızı olan Nida 2005 doğumlu. Okul öncesi eğitimini Küçük Ağaç’ta aldı. Ve henüz okulumuz öğrencisiyken 2009 yılında BJK’da jimnastiğe başladı. Uzun ve yoğun bir çalışma sürecine girdi. Çok çalıştı.  Ve tüm bu çalışmaların sonucunda çok da başarılı oldu. Peş peşe başarı haberleri gelmeye başladı. Gittiği turnuvalarda dereceye girdikçe bizler de mezun öğrencimizle müthiş gurur duyduk.

nida 7

 

Nida 2011 yılının Mart ayında Moskova’da yapılan Uluslararası İ.S.K.A. Turnuvası’nda ikinci oldu. Aynı yıl Kasım ayında Moskova’da gerçekleştirilen “Altın Yapraklar” Turnuvası’nı ise dördüncü olarak bitirdi.

nida 9

nida 6

 

2012 yılının Şubat ayında Tartu Estonya’da yapılan Uluslararası Miss Valentine FIG Turnuvası’nda birinciliği kazanan Nida İstanbul birinciliğini ve Türkiye Şampiyonası Grup Kategorisi birinciliğini de aldı.

nida 3

 

Torino İtalya’da gerçekleştirilen uluslararası turnuvada ikinci olan Nida son olarak Moskova’da “Altın Yapraklar” Turnuvası’na katıldı ve oradan da ikincilikle döndü.

nida 1

 

Nida’nın üç yıl önce Küçük Ağaç öğrencisiyken başladığı jimnastikte ulaştığı bu nokta bizleri çok gururlandırıyor. Turnuvalardaki serilerini mutlulukla izliyoruz. Zor bir spor dalının altından başarıyla kalkan mezunumuz Nida umuyoruz ki daha pek çok madalya ve kupa kazanır.

Leave a comment »

%d blogcu bunu beğendi: