Archive for Kasım, 2013

Doğa Gözlemcileri

Mevsimler değiştikçe, çocuklarla birlikte bu değişimlerin çevremizde yarattığı farklılıklar hakkında sohbet ederiz. Yeni gelen mevsimle ilgili hikayeler okuruz, etkinlikler yaparız. Bahçede oynarken bu değişiklikleri gözlemlemeye çalışırız. En anlamlısı  da yaptığımız  bu gözlemlerdir. İlkbaharda açan çiçeklere, yazın bizlerle bahçeyi paylaşan karıncalara, kelebeklere, tırtıllara, sonbaharda ağaçların dökülen yapraklarına ve kışın yağan kara bakarız. Birer doğa gözlemcisi gibi koklayarak, dokunarak, görerek bu değişiklikleri deneyimleriz.

Bu aralar sonbaharın doğada yarattığı değişiklikleri inceliyoruz. Bu defa gözlem alanımızın okul bahçemizden biraz daha geniş tutmak istedik. Zebralar sınıfıyla birlikte Fenerbahçe Parkı’nda bir gözlem yürüyüşü planladık.

DSCF5426

Kocaman ağaçların arasında ve sarı, yeşil, kırmızı bir renk cümbüşünün ortasında kısa bir yürüyüş yaptık. Açık bir alan bulduğumuzda kuru yaprakların hışırtısını dinleyerek bir süre oyun oynadık.

DSCF5440

DSCF5443

Yaşlı bir sakız ağacının altında dinlenirken hikayemizi okuduk.

DSCF5450

Yeterince dinlendiğimizde gözlem yürüyüşümüze devam ettik. Kuru yapraklar, kozalaklar ve taşlar topladık. Birbirinden farklı ağaçları, çiçekleri ve artık iyice dalgalanmış olan denizi gözlemledik.

DSCF5481

DSCF5495

DSCF5496

Ağaçlara dokunduk, gövdelerine sarıldık.

DSCF5476

DSCF5474

Ağaçların arasında dolaşırken park sakinleri çıktı karşımıza.Ağaçlar arasında dalga dalga ilerleyen küçük bir sığırcık sürüsü, çalılıklarına altına sokulmuş şirin bir kirpi, kendilerine yiyecek bir şeyler bulmaya çalışan kargalar, uyuklayan kediler ve köpekler…

DSCF5488

DSCF5505

Güneşli ve ılık bir günde sonbaharın doğada yarattığı değişiklikleri gözlemlemek için gidilebilecek en güzel yerlerden birindeydik öğrencilerimizle. Ağaçların yapraklarını dökerek kışa hazırlanışlarını gözlemledik. Sonbaharın doğaya kattığı sarının, kırmızının, kahverenginin tonlarını gördük. Yürürken ayağımızın altında kuru yaprakların çıkardığı sesi, hafif esen rüzgarın sesini ve dalgaları dinledik. Ağaçlara, kozalaklara, dökülen yapraklara dokunduk. Derin derin nefes çektik içimize. Çiçeklerin değilse de ağaçların, çimenlerin, kuru yaprakların kokusunu hissettik.

DSCF5487

Doğayla iç içe, keyifli bir sonbahar sabahıydı küçük doğa gözlemcilerimiz için.

Reklamlar

Comments (1) »

Orff Deneyimi

Avusturya Orff-Schulwerk’in resmi üyesi olan okulumuzda on yıldır bu yaklaşımı kullanıyoruz. Orff pedagojisini uygulamak ve yaygınlaştırmak adına büyük bir heyecanla çalışıyoruz. Fakat iş, bu yaklaşımı velilerimize tanıtmaya gelince içimizdeki heyecanı sözlere dökmek o kadar da kolay olmuyor. Ne şekilde anlatırsak anlatalım Orff’un tanımını yapmaya yetmiyor. Biz de farklı bir yol izliyoruz; onlara Orff’u yaşatıyoruz.

Her yıl velilerimize Orff’u deneyimletmek amacıyla bir yaşantı grubu oluşturuyoruz. Bu yıl altıncı grubumuzu bir araya getirdik. Enerjisi ve katılımı çok yüksek bir toplulukla, Eğitim ve Orff Koordinatörümüz Filiz Yaşar ve müzik öğretmenimiz Aylin Şenol eşliğinde birbirinden keyifli oyunlar oynadık. Orff’un ne olduğunu, neyi hedeflediğini ve çocuklara ne gibi kazanımlar sağladığını aktarmaya çalıştık velilerimize.

Filiz Hanım, okul öncesi eğitimin amacının çocuklarda beceri gelişimi sağlamak olduğunu aktardı. Çalışmanın genelinde kinestetik zeka, yani çocukların sosyal iletişim içerisinde kendilerini ifade ederken bedenlerini kullanma becerileri üzerinde durdu. Velilerimiz için hazırladığı Orff oyunlarında, aynı oyunları çocuklar oynarken eğitimcilerin neleri gözlemlediğini anlattı. Kinestetik zekanın desteklenmesinin ileri yıllarda çocukların okul performansını nasıl arttırdığını aktardı.

DSCF5167

Çocukların ekranlarla iç içe ilerleyen yaşamlarında görüş alanlarının daralmasına bağlı olarak bedensel algılarını kaybetmeye başladıklarını anlatan Filiz Hanım, katılımcılara kayak yaptırdığı ve bol bol da düşmelerini sağladığı bir oyunda Orff’un beden farkındalığını nasıl geliştirdiğini gösterdi.

DSCF5197

Son olarak dinleme becerisinin geliştirilebilir olduğunu vurgulayan Filiz Hanım buna yönelik bir çalışma gerçekleştirdi. Bahçesindeki çın çın çiçeğine ulaşmaya çalışan kör bahçıvanın esen rüzgarın sesine rağmen onu duyma çabasını deneyimletti velilerimize.

DSCF5204

Bu yılki Orff yaşantı grubumuzu öncekilerden farklılaştıran, Filiz Hanım’a müzik öğretmenimiz Aylin Şenol’un da eşlik etmesiydi. Aylin Hanım Orff’u müzik yönüyle değerlendirdi.  Orff yaklaşımının köşelerine dil becerisini, hareketi ve dansı yerleştiren Aylin Hanım tam ortalarından ritmin ve müziğin çıktığını anlattı.

DSCF5152

Aylin Hanım anne ve babalardan, dinledikleri müziğin her bir cümlesi için farklı hareketler belirlemelerini istedi. Böylece velilerimiz birlikte bir dans ve ritm oluşturmuş oldular. Ardından kendilerine verilen üç kelimeden yola çıkarak önce dansa, ardından ritme ulaştılar.

DSCF5180

DSCF5187

DSCF5189

Bu yılki Orff yaşantı grubumuzun finali Aylin Hanım’ın planladığı keyifli bir dansla gerçekleşti. Yine müzikteki cümleleri takip eden velilerimiz kendilerine aktarılan figürleri birleştirdiklerinde güzel, uyumlu ve eğlenceli bir dans ortaya koydular.

DSCF5226

Hepimiz adına keyifli bir pazar günüydü. Çoğunluğunu yeni velilerimizin oluşturduğu katılımcılarımız, hiç tereddüt etmeden bütün oyunlara ve danslara katıldılar. Orff yaklaşımını tanımak adına epeyce ter döktüklerini söylesek abartmış olmayız. Sergiledikleri yüksek enerji için tüm velilerimize teşekkür ediyoruz. Çalışmanın sonunda onlardan aldığımız geri bildirimler, Orff yaklaşımı ile ilgili net bir fikir oluşturduklarını gösterdi bizlere. Bundan daha mutluluk verici ne olabilir ki?

Leave a comment »

Kütüphanemiz zenginleşmeye devam ediyor.

Küçük Ağaç Kütüphanesi kurulduğu günden bu yana çok büyüdü. Bu büyümedeki en büyük pay da kütüphanemize bağış yapan eski, yeni öğrencilerimize ait. Okulumuza devam eden ya da mezun olmuş pek çok öğrencimiz yaşları ilerledikçe ve büyüyen yaşlarına uygun kitaplar aldıkça eski kitaplarını okulumuza getiriyorlar. Aslında kendilerinden yaşça küçük arkadaşlarına değerli bir hediye bırakmış oluyorlar. Böylece Küçük Ağaç Kütüphanesi her geçen gün daha da zenginleşiyor.

Geçtiğimiz haftalarda üç öğrencimizden kitaplar geldi. İlk bağışçımız Atahan Demirel oldu. Atahan’ın getirdiği pek çok kitap okulumuzun mezunlarından olan ağabeyi Egehan’a aitti. Dolayısıyla teşekkürlerimiz her ikisine de…

DSCF_155841

 

Ardından Ali Efe Sarı bir kitap hediye etti kütüphanemize. Ve biz de hemen okuduk Jack ve Maddie’nin hikayesini Zebralar sınıfına.

DSCF2482

 

Son olarak da Alaz Neyişci bir kitap bağışladı Küçük Ağaç Kütüphanesi’ne. Büyük sevgi gösterileri arasında aldık yeni kitabımızı Alaz’dan. 🙂

DSCF4424

 

Küçük bağışçılarımızın her birine ayrı ayrı teşekkür ediyoruz. Onların bağışları sayesinde bugün okulumuzda kocaman bir kütüphanemiz var.

Leave a comment »

Bu Kışın En Lezzetli Turşusu

Asırlar öncesinden günümüze ulaşan bir lezzet turşu. İlk olarak ne zaman kurulduğu bilinmiyor. Tek bilinen anavatanının Asya’dan Akdeniz’e uzanan coğrafya olduğu. Zengin gıda kaynaklarına sahip olan bu bölgede sebzeleri uzun süre saklayabilmek amacıyla uygulanmaya başlanmış. Sonrasında da dünyanın dört bir yanına yayılmış.

Bazılarımızın çocukluğunda vardır turşu dolu anılar. Olmayanlarınsa anne ve babaları yaşamışlardır defalarca bu seremoniyi. Kış hazırlıklarının en önemli parçalarından biridir turşu kurmak. Şimdiyse durum biraz farklı. Sebzeleri saklamaktan çok yemeklerin tadına tat kattığı, onlara eşlik ettiği için tüketiyoruz turşuları. Vazgeçemediğimiz bir lezzet haline geldi zaman içerisinde. İstediğimiz an gidip bir yerlerde satın almak mümkün. Yine de asırlar öncesinden gelen bir gelenek, yemek kültürümüzün vazgeçilmez bir parçası aynı zamanda. Bu geleneği yaşatmak adına bizler her yıl turşu kuruyoruz çocuklarımızla.

DSCF4346

Bütün malzemeler yıkanıp, kesilip hazırlandığında hep birlikte mutfakta bir araya geliyoruz. Önce sarımsak ve nohut atıyoruz kavanozlarımızın dibine. Ardından rengarenk doldurmaya başlıyoruz içlerini. Lahana, havuç, karnabahar, domates, salatalık, fasulye… Bir anda renkleniveriyor kavanozlar.

DSCF4366

DSCF4378

 

DSCF4367

 

O kadar iştah açıcı görünüyor ki sebzeler bir yandan da atıştırmaktan kendimizi alamıyoruz.

DSCF4355

DSCF4344

 

Bazı kavanozlar biraz fazla dolsa da sonunda turşu suyunu doldurup kapaklarını kapatıyoruz kavanozların.

DSCF4407

DSCF4397

 

DSCF4410

 

Bu kışın turşuları da kuruldu. Akşam çocuklar evlerine kendi kurdukları turşularla gelecekler. Kendileri biliyorlar ama biz yine de hatırlatalım; on beş gün kadar beklemeleri gerekecek. Sonrasında bu kışın en leziz turşusunun tadına bakabileceksiniz. Şimdiden afiyet olsun.

Leave a comment »

Okulumuzun En Minikleri

Sizlere en küçük öğrencilerimizi tanıtmak istiyoruz. Her birinin okul hayatı daha birkaç hafta önce başladı. Meraklı ve biraz da kaygılı gözlerle Küçük Ağaç’a geldiklerinde onlardan tek bir beklentimiz vardı; annelerine veda ederek öğretmenleri eşliğinde sınıfa girmeleri ve kendileri gibi başka çocuklarla birlikte birkaç saat geçirmeleri. Tek fakat kocaman bir beklenti…

Aradan kısa bir zaman geçti. Aralarında en uzun süredir okulumuza gelenlerinin öğrencilik geçmişi iki ayı geçmez. Ama onlar bu kısacık sürede büyük bir iş başardılar; öğrenci oldular.

DSCF2626 DSCF2422

DSCF2836 DSCF3874

 

Masa başı etkinliklerine katılmaya başladılar. Mutfak etkinlikleri planlayıp kendi hazırladıkları limonatanın, pudingin tadına baktılar.

DSCF2262

DSCF2263

 

DSCF3999 DSCF3989

 

Her geçen gün okula biraz daha alıştıkça sınıfta ve bahçede oyun oynamanın keyfini çıkarır oldular. Arada oyunu bırakıp keşfe çıktılar. Sınıf arkadaşlarını gözlemlemeye başladılar.

DSCF1682

DSCF1449 DSCF2408

DSCF4132

DSCF4140

 

Branş derslerine bile katılıyorlar. Hatta partilere, törenlere… Geçen ay düzenlediğimiz “Renk Partisi”nde yeşil kıyafetleri içerisinde aramızdaydılar. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutlarken de okul hayatlarının ilk törenine katıldılar.

DSCF2502

 

DSCF2637 DSCF4059

 

Onlar, üstlerine düşeni başarıyla yerine getirdiler ve bir sınıf oldular: “Bambiler Sınıfı”. Onlar okulumuzun küçük kahramanları. Ve bu küçük kahramanlar her geçen gün yeni şeyler öğreniyor, becerilerini geliştiriyor, bol bol da oyun oynuyorlar.

 

Comments (1) »

%d blogcu bunu beğendi: